Ümit Taşlı

Ümit Taşlı
@umittasli
Ol mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler.
Yurt Yönetim Memuru
KOÜ TDE
Kocaeli
Kocaeli
110 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·172 syf.··
2025 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2025 20:16
Okuduğum ilk Burgess romanı oldu. Türü polisiye. Romanın kahramanı bataklığa sürüklenmiş 15 yaşında bir genç: Alex. Alex ve 3 arkadaşından oluşan çetesi (Pete, Georgie, Aptalof) günün karanlık saatlerinde uyuşturucu madde etkisinde çeşitli suçlar işlemek üzere sokağa çıkarlar. Hırsızlık gasp tecavüz pedofili gibi türlü zorbalıkları içeren bu saldırılar kitabın ilk bölümünü oluşturmaktadır. Alex'in yalnız kedileri ile yaşayan bir kadının evine girip onu öldürmesi ve hapse girmesi ile sonuçlanır. İkinci bölüm Alex'in devlet tutukevindeki yaşantısı ile başlar. Tutukevindeki hayatı mahkumlara vaaz veren bir rahibin yanında çalışmakla geçer. Burada kendisine musallat olan bir sapığı öldürerek ikinci cinayetini işler. Bu olay esnasında İçişleri bakanı da oradadır ve alex'i "ıslah tedavisi" için kobay olarak seçer. Alex tutukevinin hemen bitişiğindeki uygulama merkezine yerleşir. Islah tedavisi devlet eliyle suçluların suç işlemekten nefret etmesini sağlayan bir yöntemdir. Özetle şöyledir: Deneğe ilaç verilir ve korkunç suçlar içeren film kesitlerini izlemek üzere tamamen hareketsiz ve filmi izlemek zorunda kalacağı koltuğa oturtulur. Öyle ki göz kırpmasını engellemek üzere göz kapakları bile bağlanır. Başını aşağı yukarı sağa sola çeviremez. Bir yandan da yüksek sesle müzik dinletilir. Denek her sahnede ilacın da etkisiyle mide bulantısı ve istifra hissi duyar. 15 gün kadar devam eden bu sürecin sonunda Alex bu uygulamayı hayata geçirenlerin karşısında sahneye çıkar. Sergilenen gösteride Alex, çeşitli oyuncuların hakaret ve zorbalıklarına maruz kalır. Fakat karşılık verme isteği duyduğunda midesi bulanarak kıvranmaktadır. Ve Gönül okşayıcı sözler söylemeye, kötülük yapmamaya mahkumdur artık. Buradan çıkıp aile evine döner. Fakat ailesi Alex'in odasını başka bir kişiye
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·252 syf.··
2025 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 21:31
Yakup Kadri'nin, başkarakter Selma Hanım üzerinden -diğer romanları gibi- milli mücadele ve inkılap döneminin portresini çizdiği kitabı. Selma Hanım İstanbul'da doğup büyümüş, iyi tahsil görmüş, estetik zevk sahibi bir kadındır ve eşi Nazif ile Ankara'ya yerleşmek durumunda kalmıştır. Ankara milli mücadelenin üssü olmasının yanı sıra harap, bakımsız ve imkanların kısıtlı olduğu bir mahaldir. Selma yöre halkı ile yaşamaya ve onlara adapte olmaya çalışsa da yerel adetler, yaşayış ve düşünüş tarzı buna mani olmaktadır. Bu sırada Nazif'in arkadaşı Binbaşı Hakkı Bey ile tanışırlar ve birlikte gezintilere çıkarlar. Hakkı Bey'in vatanına bağlı asker kişiliği Selma Hanım'ı içten içe etkilemektedir. Selma, kocası Nazif'in aksine kendini aksiyon kadını olarak görmektedir. Kurtuluş Savaşı devam ederken pasif kalamayacağını, mücadeleye katılması gerektiğini hisseder ve kısa bir süre askeri hastanede görev alır. Bu esnada düşman kuvvetleri Ankara'ya kadar gelmiştir ve halk Kayseri'ye taşınmaktadır. Eşi Nazif'in tüm ısrarlarına rağmen Selma Kayseri'ye gitmeyi reddederek hastanede görev yapmaya devam eder. Bu da Nazif'ten vazgeçtiği anlamına gelmektedir. İkinci kısımda Selma Hanım, istiklal madalyası alarak emekliye ayrılmış Miralay Hakkı Bey ile evlidir. Bu bölümde Hakkı Bey dahil millî mücadeleden sonra gerek taahhüt gerek arsa spekülasyonu yoluyla zenginleşerek milli ruhtan uzaklaşan subay ve politikacı eleştirisi vardır. Hakkı Bey'in asker zamanındaki vakur ve vatanperver karakterinin yerini zengin, alafranga partilerde boy gösteren salon adamı tipi almıştır. Bu durum Selma'nın gözünden kaçmaz ve her ne kadar bu Batı tarzı eğlence ortamlarına uyum sağlayıp beğeni toplasa da ruhunu böyle yerlerde tatmin edemez. Bu partilerden birinde Neşet Sabit ile tanışır. Neşet Sabit, idealist
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20184,714 okunma
9/10
·70 syf.··
2023 15. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2023 22:49
Her kitabını bir çırpıda bitirdiğim Stefan Zweig'in Korku'sunu da soluksuz okudum. Bir burjuvazi kadını olan Irene yaşadığı hayata bir anlam yükleyemediği, yaşamını tekdüze bulduğu için kendisini boşlukta hisseder ve yeni tanıştığı sanatçı bir gençle yasak aşk yaşar. Avukat kocası ilişkinin farkında olmasına rağmen eşine sezdirmez ve fakat peşine taktığı sahte şantajcı vasıtasıyla İrene'nin davranışlarını kontrol altında tutmak ve pişman olarak kendisine geri dönmesini sağlamak istemektedir. Roman İrene'nin bu süre zarfında yakalanacağı, düzenli aile hayatını yitireceği, hayatının mahvolacağı "korku"suyla çektiği vicdan azabını irdelemektedir. Duyduğu suçluluk hissi ve endişe içerisinde yaptığının ne kadar mantığa aykırı ve basit olduğunun, aslında aile yaşantısının ne kadar sağlıklı yürüdüğünün, kocasının üstün nitelikli bir kişi olduğunun ve çocuklarına gerekli alakayı göstermediğinin farkına varır. Bu farkına varışın verdiği vicdan azabı ve şantajcı kadının peşini bırakmayacağı düşüncesiyle intiharın eşiğine gelir. Romanın ortalarında avukat kocanın sözleriyle ifade edildiği üzere, suçlu kişiyi kahreden aldığı ceza değil, suçun ortaya çıkması ihtimalidir.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2023 17:15
Adına kendi halkınca Suomi yani bataklık ülkesi denilen Finlandiya'nın toplumsal kalkınmasını konu alan kitap. Finlandiya eğitim sisteminin dünyada başı çekmesi ve Atatürk'ün de tavsiye ettiği kitap olması sebebiyle ilgimi çekti. Yazar kitap boyunca düşüncelerini Snellman başta olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerinden meslek sahiplerini kullanarak ifade etmiş. (Tüccar, doktor, rahip gibi.) Kalkınma kişilerin geçici çabasıyla değil, toplumun kararlı ve sürdürülebilir mücadelesiyle, alanında yetkin kişilerin sorumluluk almasıyla, aydınların topluma ışık saçan bir fener olmasıyla gerçekleşecektir. Yazar tüm bunların Tanrı ile kurulan bağ ve sağlam bir inanç olmadan mümkün olamayacağını söyler. Avrupa'nın siyasi yapısının değiştiği bir dönemde yazılan kitabın, ulusların devrim ve yenilik anlayışına tesir ettiği aşikardır. Yıllar boyu hor görülmüş, fakir bırakılmış, kendi ülkesinin aydınları tarafından aşağılanmış Fin halkının portresine bakarken aynı akıbeti haiz Anadolu insanı gözümde acıyla canlandı. Atatürk'ün de aynı hissiyatı yaşadığından şüphem yoktur.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,6bin okunma