İyi - kötü etiketlerimizi
bazen kendi davranışlarımıza ve özelliklerimize,
bazen de en yakınlarımıza yapıştırabiliyoruz.
Bu etiketler;
kendimizde suçluluk ya da kibir,
yakınlarımızda ise suçlama ya da hayranlık olarak hayat buluyor.
Peki bu durum ilişkilerimizi nasıl etkiliyor?
Kendimizi bir anda fark etmeden
“bir suçluyu bulma oyununda” bulabiliyoruz.
Bu oyunda yenilmemek adına;
“hatasız, güçlü ve kendinden emin”
ya da
“hatasız, masum ve alttan alan”
maskelerimizi takıyoruz.
Sonucunda ise; ilişkilerimizi sürdürme çabasıyla,
olduğumuz gibi olamadığımız,
en doğal insanlık hâllerimizi bile saklayan roller doğuyor.
Ne yapabiliriz?
Belki de hepimizin yapacağı tek ve en kalıcı şey;
olanları olduğu gibi görebildiğimiz bir bilinç seviyesine doğru,
hayat boyu sürecek bir düşünme ve olma deneyimine devam etmek,
sevgi ile.