Zaman zaman kalabalıklara karışsan bile, limandan uzaklaşma. Kalabalık kasırgalı bir umman. İnsanlar kıyıcıydılar, kitaplara sığındım! — Cemil Meriç İnsanların kıyıcılığından, kalabalıkların o ruhu yutan kasırgalı ummanından kaçıp kitapların o sakin, güvenli limanına sığınan büyük üstadı vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum. ​O, fildişi kulesinde yalnız ama kelimelerin asaletine tutunarak dimdik durdu. Bize kalabalıkların gürültüsünde kaybolmak yerine, sayfaların sessizliğinde kendimizi bulmayı miras bıraktı. Dünyanın hırçın dalgalarına karşı her zaman sığınacak bir limanımız, yani kitaplarımız olduğunu bize öğreten Cemil Meriç'in ruhu şad olsun.
1000Kitap
Yolver Kurban ol selam ver Türk bayrağına Hasretinle yandı kalbim, tütüyor duman gibi, Gözlerimin yaşı akar koca bir umman gibi. Ebuzer Özkan Azerbaycan ve Türkiye iki candır Çırpınırdı karadeniz işte bu hasreti anlatir Azerbaycan-Türkiye dostluğu Dinmez gözlerimizin yaşı buğusu Gözlerimizin yaşı akar koca umman gibi Mümin müminin kardeşidir İnsan gardaş dediği ile omuz omuzadır İnsan kardaşı ile tek saf olur İşte Azerbaycan ve Türkiye Bir millet iki devlet sevinçte ve kederde O göklerin ve yerin Rabbidir Dağlar önünde diz çöker o tektir ve birdir Ahmet Cevat yazdı aşkın kalemi ile Çırpınırdı Karadeniz oldu ilahi bir nağme Osmanlının en buhranlı dönemleri Bir yanda balkan savaşları Bir yanda halkımızın yaptığı fedakarlıklar Ve Ahmet Cevat rahmet okudu şehitlere Dediki bu şiir Türk milletine armağandır Yazıldı Kars Erzurum Azerbaycan için O gökleri ve yeri ayakta tutan Rabbimizdir Çırpınırdı Karadeniz ölümsüz bir şiirdir
Şiir
Reklam
yine bir alacakaranlık seyr eder cihanda
Zulmette hicrân şahlanır bilmem neden ey felek Gönlüm ki gündüz damladır ummân olur geceler
Bu akl u fikr ile Mevlâ bulunmaz Bu ne yâredir ki merhem bulunmaz. Kamunun derdine derman bulunur Şu benim derdime derman bulunmaz. Deryalar içinde susuz gezerim Beni kandıracak umman bulunmaz. Aşkın pazarında canlar satılır Satarım canımı alan bulunmaz. Yusuf’um yitirdim Ken’an ilinde Yusuf’um bulunur Ken’an bulunmaz. Yunus öldü diye salâ verirler Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez. (Yunus Emre)
Bahr-i Aşk Dil verdiğim o yâr-ı hakîkat-nişâne ben, Her dem onun cemâliyle mest ü terâne ben. Bir katre sandılar beni ummân içinde hep, Bildim ki bahr-i aşka düşen bir fesâne ben. Gönlümde yandı şem-i muhabbet gece gündüz, Pervâne-veş o nûra dönen âşıkâne ben. Zâhirde hâk ü hâr ile örtülse de yolum, Bâtında gülşen-i ezele bir nişâne ben. Mecnûn deyip geçenlere güldüm bu menzilde, Leylâdan özge sırra tutunmuş zamâne ben. Her zerrede tecellî eden kudreti görüp, Hayretle açılan nice bâb-ı hikâye ben. Dünyâ sarâyı gölge imiş, geçti rüyâ-vâr, Bâkî kalan o yârin adında terâne ben. Vuslat ümîdi besler iken cânı her nefes, Hicrân ile pişen bir eski peymâne ben. Ey gönül, incinme eğer yollar uzun ise, Maksûda erdiren o çetin râha râh-nevâne ben. Son demde dahi zikr ile dolsun bu sîne kim,
Şiir
Hz. Peygamber (asm), iç derinliği itibariyle de en zirve noktayı tutmuştur. Zira O, zahidlerin en zahidi, âbidlerin en âbidiydi. Allah'tan öyle korkardı ki, âdeta kalbi duracak gibi olurdu. O kadar hassas, o kadar duyarlı idi ki, göz yaşlarının akmadığı ve ürpermediği zaman çok azdı; coşarken âdeta bir derya, dururken de umman gibiydi.🌾
Peygamberimizin hayatından inciler
Reklam
Reklam