Babacan, devrimden, yani herkesin dikkatini çektiği çağdan beri, uzun uzun konuşmak ya da bir tartışmayı sürdürmek zorunda kaldı mı yorucu bir biçimde kekelemeye başlardı. Bir eğitim noksanlığına verilen bu kekelem, sözlerindeki dağınıklık, içinde düşüncelerini boğduğu sözcük bolluğu, görünüşteki mantık eksikliği yapmacıktan başka bir şey değildi.