Kur'an-ı Kerim'de en çok te'kid unsuru (pekiştirme, sağlamlaştırma) içeren ayet:
إنا نحن نزّلنا الذكر وإنه لحافظون.
Bu ayetin bu kadar te'kid içermesi, müşriklerin Kur'an'ın Allah tarafından indirildiğine inanmaması sebebiyledir. Kur'an gerçekliğini ve doğruluğunu, varlığını bu ayetle kabul ettirir. Bu ayetten sonra şüphe kalmaz. Meal çevirisinin önemini de yine görmüş oluyoruz, bu kadar te'kid içeren bir cümleyi sadece muhakkak şeklinde çevirmek pek yeterli kalmayacaktır. Orijinal halinden anlamak çok daha zengin bir anlam çıkarmamızı sağlayacaktır.
Sekine Hiroshi.
Without Memory•1996
Without Memory, uzun zamandır beni en çok etkileyen belgesellerden biri oldu. Bir ameliyat sonucu beyninin hatırlamayı etkileyen bölümünde ağır bir kayıp yaşayan Sekine Hiroshi çok farklı bir hayata başlamıştır. Artık hayatında olan hiçbir şeyi hatırlayamaz, eşi ise her gün olanları, neler olduğunu ona hatırlatarak destek vermeye çalışır, adeta her günü yeniden kurarlar.
Her gün hayata yeniden başladığınızı düşünün..
Çocuklarına yeterli ilgiyi veremediği için üzülen Hiroshi, çocuğuyla markete gidip geldikten biraz sonra bu yaptıkları etkinliği unutmaktadır. Çoğu zaman hayal-rüya ve gerçeği ayırt etmekte zorlanan Hiroshi için sabahları uyandıktan sonra dünyayı kavramak çok büyük bir eziyete dönüşmektedir, çünkü o günü en baştan tekrar hafızasında kurmak zorundadır.
Eşinden çok büyük destek alan Hiroshi, eşine hitaben şöyle diyor: "Eğer sen gülmezsen, hepimiz derin bir hüzün içinde oluruz."
Hiroshi öyle bir durumdadır ki, belgeselin çekimi esnasında defalarca gelen kameramanlarla çoğu kez yeniden tanışmak zorunda kalmışlardır.
Hafızayla ilgili ilginç şeyler de öğrendim aynı zamanda. İnsan hafızası 3 kısımdan oluşuyormuş: skills memory (motor), semantic memory (knowledge), episodic memory (events).
Hafıza böyle bölümlere ayrılmış şekilde olduğu için Hiroshi asıl mesleği olan özel eğitim-rehabilitasyon becerilerini kaybetmemiş, hatta birkaç defa mesleğini yapmaya çalışmış, ama acı olan şu ki orada yaptığı, görüştüğü hiçbir kişi ve olayı hatırlayamamanın verdiği yorgunluk çok daha hüzün verici.
İnsan beyni-hafızasıyla ilgili ilginç gerçeklerden birisi de Hiroshi'nin bazı olayları daha yavaş unutması. Bu olaylar da genel olarak kaygı verici veya insanı sinirlendiren olaylar. İnsana kaygı veren olaylar hafızada daha uzun kalıyormuş.
Böyle.
Öyle düşüncelerim var ki, gün yüzüne çıkarıp hayat verebilsem yıldızlara yepyeni bir parlaklık, dünyaya yepyeni bir güzellik ve insanların kalplerine daha büyük bir sevgi getirirlerdi.
Gidenlerin hiçbiri dönmediğine göre demek ki huzurları yerinde... Bu türden düşünceler de rahatlatmıyor insanı; ölüm düşüncesinden tamamen sıyrılamıyor, kaçamıyor insan; yok oluşun karanlık, soğuk ülkesini düşündükçe ürperiyor. Cesare Pavese'nin Yaşama Uğraşı'nda rastlamıştım, şöyle diyordu Pavese: Ölüm huzurdur; ama ölüm düşüncesi her türlü huzuru ortadan kaldırır.
"Şimdi hatırladım. Bir defasında beraber vapurla Karaköy'e geçmiştik. Köprüyü yürüyerek geçiyorduk. Dalmıştık konuşmaya. Konumuz edebiyat, ölüm ötesi, ahiret, gerçek dünya ve haşre inanmak gibi şeylerdi. Öte dünyaya inanmanın korkunç ve düşünülmeyecek bir şey olduğu üzerindeydik."