Cenab-ı Halil:
- Saadet çalışmak,kazanmak ve kazancını diğer insanlarla paylaşmaktadır.
Cenab-ı Kelim:
Saadet ,nefsini firavun ihtiraslarından kurtarmaktadır.
Cenab-ı Adem:
Saadet,şeytana uymamak ve Havva'ya aldanmamaktadır.
Konfüçyüs:
Bir tencere pirinç pilavına bütün lezzetleri sığdırmaktadır.
Eflatun:
Daima yücelikleri düşünmektedir.
Aristo:
Mantık!İşte Saadet.
Zerdüşt:
Saadet karanlıkta kalmamaktır.
Brahma:
Saadet mi?
Herkesin zannı neyse onun aksidir.
Cenab-ı Mesih:
Saadet maziyi unutmak bugünü hoş görmek geleceği düşünmemekle mümkündür.
Lokman:
İnsanlar bu kelimeyi bütün özlemlerini bir sözle ifade etmek için icat etmişler.
Hızır:
Saadet bitmek bilmeyen arzuların giremediği gönüllerde bazen şimşek gibi parlayan bir hayalettir.
...Şimdiye kadar kim bilir kaç hayvan yükü kitap okudun,ne anladın?
Hiç ,değil mi?
insanların bilgisi nedir?
Zevk ve kibirlerinin ihtiyacı olan sanayiye ait olanları diyelim ki bir şeydir.
Lakin hak ve hakikate dair ne bilirler?
Hiç! Akıl denklemiyle hakkı itiraf mümkün müdür?
Fakat bilmek,anlamak mümkün mü?
Ne konuşalım?
Harfleri birleştirmekle hikmet noktası bilinir mi?
"Veririm ama sadece hak edenlere"dersiniz sık sık
Ne meyve bahçenizdeki ağaçlar böyle der ne de çayırlarınızdaki sürüler.
Onlar yaşayabilmek için verir.
Çünkü vermekten kaçınmak yok olmaktır..