Kur'an'ın manevi antropolojisine göre kişi, sürekli bir biçimde kalbi, aklı ve vicdanı üzerinde çalışmalı ve kendini gerçek-dışılığa karşı korumalıdır.
Vücud, ilme tekaddüm eder. Varlık, bilgiden önce gelir ve onu ihata eder. Varlık somuttur, dinamiktir, kuşatıcıdır. Buna mukabil insan zihni, soyut kavramlarla iş görür. Varlığı, zihnin anlayabileceği soyut ve genelgeçer bir mefhum haline getirir. Varlık hakkında dile getirdiğimiz her önerme zihnimizde bir soyutlamaya dayandığına göre, bu soyut kavramları varlığın dinamik yapısına karşı sürekli elden geçirmek ve sınamak zorundayız.
Çağdaş bir dille söyleyecek olursak bizler manadan yoksun bir dünyaya atılmış başıboş varlıklar değiliz. Akıl ve özgürlük sahibi bir özne olarak manayı keşif ve inşa etmesi gereken bireyleriz.