Sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir.Bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin. Yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin ki ölüm her yerde uyanıktır...
Rüzgar sonbaharda hep aynı şarkıyı söyler.Buna şarkı demek de doğru değildir ;çoğu zaman bir ağıttır.Güzelin kısacık ömrüne,gidenin çekiciliğine, sevgilinin hayaline yakılmış bir ağıt.Her yıl tekrarlanmasına rağmen yıpranmamış dipdiri kalmış, hüznünü zerrece yitirmemiş bir ağıt...
Sen iki kişisin, birincisi karanlıkta uyanık, ikincisi aydınlıkta gafil..
Sana açıkladıklarında değil, açıklayamadıklarındadır insanın gerçeği.Bu yüzden onu tanımak istediğinde söylediklerine değil, söylemediklerine kulak ver...