Halil CİBRAN/Lübnan Asıllı ABD'li Ressam, Şair ve Filozof
Doğum Lübnan, 6 Ocak 1883
New York, ABD, 10 Nisan 1931
Halil CİBRAN bana biraz Tolstoy'u hatırlatıyor. Aforizmaları hayat mottosu gibi genelde. Ama benzetme nedenim o değil daha çok yakınlık hissetmemle ilgili. Tolstoy bizim olsun isterdim demişimdir hep, Cibran'da öyle biraz. Amin MAALOUF onun için,
"Lübnan dağlarının bağrında, onunla aynı coğrafyada doğmuşsanız, Ermiş'in yazarından alelâde biriymiş gibi söz edebilir misiniz?
Edebiyat tarihinde böylesi ün kazanmış ve sayısız okur için küçük bir kutsal kitaba dönüşmüş olduğu halde kenarda kalmaya devam eden ve sanki Cibran gizli saklı, utanılacak ve lânetlenmiş bir yazarmış gibi ceket ceplerinde, evet belki milyonlarca ceket cebinde ama nihayetinde ceket cebinde taşınan başka bir kitap tanımıyorum.
Yayımlandığı günden beri olağanüstü bir hızla kulaktan kulağa yayılan Ermiş tüm dünyayı dolaşan bir fısıltı olmaya devam ediyor: Cesur, güçlü, saf yürekli bir fısıltı." demiştir.
Wilson onun için,
“O, Batı’yı kasıp kavuran ilk Doğulu fırtına” oldu. demiş. Ama bundan daha fazla etkilendiğim şey Mey'in o öldüğü zaman “Hiçbir zaman bu kadar acı çekmemiştim, hiçbir kitapta bir varlığın bu çektiğim kadar büyük bir acıya katlanacak gücü bulacağını okumamıştım.” demesidir. Kitaplarda her şeyi okuduğumuzu sanırız değil mi? Öyle değil. Her acı tarifsizdir ve kişiye özeldir. Asla aynısını yaşadım diyemezsiniz.
Kitabın ilk 50 sayfası Cibran'ın hayatını anlatıyor. Gerisi de tüm kitaplarından neredeyse 300 sayfalık bir aforizma kitabı, en en en diyemem ama bir tanesi beni derinden etkiledi:
"Dünümüzün borçlarını ödemek için yarınımızdan ödünç alırız çoğu kez..."
Hayat Dün ve Yarın arasında geçtiğine göre 1-1=0 gibi bir şey oluyor diye düşündüm. Yıkıldım.