Öncelikle söylemeliyim ki bir çocuk kitabı olmasına rağmen herhangi bir polisiye kitabından çok farksız bir kurguya sahip. kızımın tavsiyesi üzerine okuduğum bir kıtap. okulda Türkçe öğretmeninin önerisi ve okumayı zorunlu tutması vesilesiyle tanıştığım bir kitap oldu diyebilirim. Oldukça Akıcı ve zevkli bir dile sahip. sadece çocuklara değil bence yetişkinlere de hitap eden bir eser. Herkese tavsiye ederim.
Saramago'nun kendine özgü üslubu ve diliyle oluşturduğu kısacık bir hikaye. Hemen bir solukta okunabilecek distopik ve fantastik ögeleri de barındıran sıcak bir hikaye. "Kırmızı Pazartesi" romanında ele aldığı kader kavramına, yine burada ufak bir dokundurmayla değinmiş. Özetle ve kısaca insanın içsel yolculuğunda yorulup soluklanma hissettiğinde durup okuyabileceği küçük sıradışı bir hikaye diyebilirim.
Açıkcası kitabı elime aldığımda Buda ve budist felsefeyle ilgili cok derinlikli seyler okuyacağımı düsünmüştüm. Ancak sayfalarında ilerledikçe kitabın "ferrarisini satan bilge" kıvamına yakın olduğunu üzülerek anladım. Tek tesellim günümüzde yeni bir din gibi kabul gören, "evrene mesaj yolla" gibi zırvalıkları gelişmemiş zihinlere para karşılığı pompalayan kuantum mevzusunun yanından geçmemiş olması! Anadolu'nun binlerce yılllık kadim mistik kültürüne ait küçücük bir anlatı bile bence bu kitaptan daha çok ilgi görür. Tam da kitaptan bir ifadeyle (hem çok da haksızlık etmemiş oluruz böylelikle) "sözün fazlası ardında gizlediği anlamları örtmesin" diye uzatmadan sözümü, kitabın vermek istediğini hesse'den yüz yıllar önce özetleyen yunus emre'nin sözleriyle bitireyim: Arayan bulur; bulanlar sadece arayanlardır.