İnsan işaret ararsa, bulur, her zaman böyle gelmiştir bana;
ve bunu bir kez daha mürekkebimle buraya kaydetmek istiyorum, olur a dünyayı saran delilik burgacı içinde sonunda ben
de unuturum. Aşikâr işaretler, anlamlı işaretler, şaşırtıcı işaretler kanıtlamak istediğin her sey doğrulanır sonunda; ve en az
bir o kadarını da, tersini kanıtlamak istersen bulursun.
Kibirli insan, Tanrının istemini saptırma ya da değistirme
olanağını vereceğini sandığı formülleri arar büyücü kitaplarında; ve bu zavallı ölümlüler, Tanrı'yı, dümenini isteklerine göre
çevirebilecekleri bir gemi gibi hayal ederler. Tanrı bir gemi değildir; gemilerin efendisidir O; denizlerin, sakin göğün ve fırtınaların efendisi. Büyücülerin formülleriyle yönlendirilemez;
ne sözcüklere ne sayılara hapsedilebilir; ele avuca sigmayan ve önceden bilinemeyendir O. Onu yönlendirme savında olanın vay haline!
Okuldaki bir hocamın tavsiyesiyle aldığım,okuduğum Yüzüncü Ad.. Açıkçası Amin Maalouf'un Semerkand ve Ölümcül Kimlikler eserlerini okuduktan sonra yazara karşı bir önyargım olmuştu, tekrar bir kitabını okur muydum bilmem, ama değerli hocamın tavsiyesine de kulak vermemek olmazdı..Hımm pişman oldum mu? Hayır aksine Semerkand'dan daha çok beğendim Yüzüncü Ad'ı.
Gelelim kitaba, Başkarakterimiz Baldassare Antika Dükkanı olan, çevresincede de tanınan,zengin bir tüccar. Son yıllarda sürekli dükkanına gelip "Yüzüncü Ad" diye bir kitabı sormalar başlayınca araştırıyor ve daha çok yeğeninin de ısrarlarıyla önemsiyor kitabı. Bir şekilde eline de geçiyor ama istemediği halde satmak durumunda kalıyor. Sattığını gören yeğeni ve bir takım işaretler onu kitabı tekrar bulmak üzere bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın özelliği ise Hristiyanların gelecek yıl için "Canavar Yıl" demesi ve Allahın bu 100.adını öğrenirlerse onu bilerek kıyametten kurtulacaklarına inanmaları. Kendisi her ne kadar bunu körinat ve bağnazlık görse de bazı endişelerden de kendini alamıyor. Ve böylece iki yeğeni,yardımcısı ve mahalleden eskiden sevdiği kadınla(mecburen) yola çıkıyorlar,macera böyle başlıyor.
Kitabın diğer dinleri de ele alarak ilerlemesi hoşuma gitti. Her ne kadar Amin Maalouf İslam -ve Türkler- üzerine hep kötülemesi,objektiflikten uzak direk karalama için de yazılar yazmasıyla bilsem de burda nisbeten diğer dinlerin de eksik ve körinançlarını göstermiş,aslında insanların kimi şeylere hiç aslı olmasa da kulaktan dolma bile ne kadar bağlandığını onun uğruna neler yapacağını söylemesi güzel.. (bu İslam içinde yok mu maalesef var ama aslında Kuranın istediği bu değil,önemli olan farkı görmek)
İkinci nokta; kahramanın kendisinin de belirttiği, aslında işaret ararsan her şey bir işarete dönüşür,neyi
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma