Handan Hanım hayatıma girdiği günden beri benimkini de altüst etti.. Çok değişik bir hafta geçirdim.Bir hafta boyunca kitabı da tam okuyamadım. Her şey durulduğu gün kitabı da okuyup bitirdim.
Bir adam için hem de kendini hiç sevmemiş sadece iyi hissettirmiş bir adam için kendini böyle harap etmek.. Bilmiyorum üzücü. Bir adamı sırf gururundan reddetmek, bir adamı iyi hissettirdiği için bütün kahpeliklerine rağmen kabul etmek ve bir adamı çok sevmesine rağmen içinde tutmaya çalışmak ya da en son haykırmak...
Velhasıl ne öğrendim bu hikayeden: başını asla eğmeyen bir kadının başını iki güzel sözle öne eğdirip sonra da tek söz için yıllarca bekletmek. Doğrusu biz kadınların aşkı,sevdiği için yapmayacağı şey yok ama bir önceki okuduğum kitaptan da anladığım kaygılı-kaçıngan bağlantısının bile büyük önemi var. İlişkideki dinamikler,zamanın şartları derken her şeyi etkiliyor. Ben yine de "kimse vazgeçilmez değildir" diyorum,ilerde okuyunca bana bu haftamı hatırlatması da ilginç olacak muhtemelen...
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20197bin okunma
Bu haftaki yeni kitabımız "Bağlanma" ama "Bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne..."deki bağlanmamak değil ciddi ciddi bağlardan,bağlanma'lardan söz ediyor.
3 farklı bağlanma tipi (kaygılı,kaçınan,güvenli) olduğunu üniversite zamanı eğitim derslerinde öğrenmiştim. Çünkü her insan daha bebekliğinden bu bağlanma tipini gösteriyor ve aslında bütün ilişkilerimizi de bu tip üzerine yaşıyoruz. Kitap daha çok, çiftler arasındaki ilişki üzerinden almış bu bağlanma tiplerini. Ve kişilerin kendi bağlarına göre ne hissettiklerini, neyi hatalı yaptıklarını neyi farklı yaparlarsa daha iyi olacağını bize anlatmaya çalışmış. Farklı insanların da örnekleri üzerinden,bu anlamda da çok başarılı olmuş.
Size de önce kendi tipinizi bulmanız için bir anket sunuyor, kendi bağlanmanızı bulduktan sonra nasıl özelliklere sahip olduğunuzu açıklıyor ve nasıl biriyle olmanız sizin için daha iyi olacağını söylüyor. En sevdiğim kısımlar da hep; bu özelliklere sahip olmanız sizin bir kusurunuz değil genetiğinizle bile alakası olabilecek durum olduğunu ama sizi tam da olduğunuz gibi sevecek,değer verecek insanların da bulunduğundan bahsettiği yerler... Toplumdakinin aksine sizin bağınızı göstermeniz,ilgi istemeniz bir bağımlılık hali değil sizin kişiliğinize özgü bir durum. Veya bağlardan uzak kalmak istemeniz,insanlarla yakın olmak isterken aynı zamanda onları kol mesafesinde tutmak istemeniz..
Kendimle ilgili eksikliğini öğrendiğim şey; "etkin iletişim" yoksunluğum oldu.Halbuki yıllar önce Oğuz Atay'ın "Ben kitap değilim,ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz,yaşarken anlaşılmaya mecburum.." sözlerinden, az çok açık iletişime geçtiğimi sanıyordum ama yeterince değilmiş.. Bunu buraya da yazıyorum ki sonra açıp kitaptan tekrar tekrar okuyabileyim bölümlerini. Zaten kitabı, altını çize çize
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20186bin okunma