Puan vermedi
Yanlış anlaşılmak istemem ! Ama Öz'ü ve Söz'ü bir olmayan Bir yazar/birey olduğu kanaatindeyim. Kitaplarının tamamını okumaya Niyetlenmiş olduğum dönemde Son satırlarda değineceğim Malum olay hasebiyle bundan Vazgeçmiş ama yine de kabaca da olsa eserlerine üstün körü göz atmış olduğumdan, Roman/Şiir/Hikaye türündeki eserlerinin hakkını teslim etmem gerekirse, bugün bile okunabilir olduklarını Söyleyebiliyor olsam da ( benim açımdan ) burada esas olan yazarın kitabı ya da kitapları değil, Eldeki verilere göre yazarın Hâl ve harekatları kadar tutumlarıdır. Bu kitapta açıkça Kadın kimseye satılmaz, O mal değildir deyip Bir de üzerine konferans verip Yıllar sonra da Evlenmek istediğin kadının ailesini ziyaret edip Kız isteme merasimi tertip edilirken de Dile getirmediysen, Yıllar sonra yazdığın kitapta
İnsan ve Duygular
Çakıcı'nın İlk KurşunuSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20249,6bin okunma
Ne Harika Bir Anlatı!
7/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 175. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:36
Kemal Tahir’in Esir Şehrin İnsanları romanına başlamadan önce bunun bir üçlemenin ilk kitabı olduğunu bilmiyordum ve kitabın ilk birkaç bölümünü bitirdiğimde hemen diğer iki kitabı da sipariş ettim. Kitabı bitirdiğimde ise aslında yazarın yalnızca işgal altındaki bir şehri değil, o şehrin içinde sıkışıp kalmış insanları da anlattığını fark ettim ve iyi ki gecikmeden diğer iki kitabı da sipariş etmişim diye düşündüm. Romanın en başarılı taraflarından biri, Kurtuluş Mücadelesi dönemini sadece cephede verilen bir savaş olarak ele almaması. Kemal Tahir, işgal altındaki İstanbul’da yaşayan insanların düşüncelerini, korkularını, çıkar çatışmalarını ve değişen şartlar karşısında aldıkları tavırları anlatıyor. Çünkü o dönemde mücadele sadece cephede değil; insanların kendi vicdanlarında, alışkanlıklarında ve seçimlerinde de yaşanıyordu. Romanın merkezindeki Kamil Bey’in yolculuğu bence klasik anlamda bir kahramanlaşma hikayesi değil, bir uyanış hikayesi. Paşa çocuğu olarak yetişmiş, iyi eğitim almış, sanatla ilgilenen ve belirli bir konfor içinde yaşamış bir insanın; zamanla içinde bulunduğu toplumu, dönemi ve kendi sorumluluklarını fark edişini okuyoruz. Bu değişimin en başarılı yanı ise aceleye getirilmemesi. Kamil Bey bir anda başka bir insana dönüşmüyor; önce görüyor, sonra anlamaya başlıyor ve en sonunda nerede durması gerektiğine karar veriyor. Aslında romanın ismi de burada daha anlamlı hale geliyor. İstanbul sadece askeri olarak işgal edilmiş bir şehir değildir; bazı insanlar da alışkanlıklarının, eski düzenlerinin, yetiştirildikleri çevrenin ve kaybetmek istemedikleri hayatlarının içinde esirdir. Burada vatan esir düşmüşken, kendi konforunu düşünen hiç kimsenin -fiziken esir olmasa bile- özgür olamayacağı, okuyucuya tane tane anlatılıyor diyebilirim. Kamil Bey’in
Edebiyat
Esir Şehrin İnsanlarıKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 202613,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·392 syf.··
2026 31. kitabı
Merhaba arkadaşlar! Bugün size son zamanlarda okuduğum en naif, en 'aile' sıcaklığındaki kitaptan bahsetmek istiyorum: 'BAŞLANGIÇLAR KİTABI'. Kalbi kırık bir kadın, kiliseden kaçan bir rahibe ve 70 yaşında ilk kitabını yazmaya çalışan bir adam... Yolları bir kırtasiye dükkanında kesişen bu üç benzersiz karakterin hikayesine buyurmaz mısınız? Hikayemiz Jo Sorsby adında bir kadının dayısının dükkanına bakmak için Londra'ya taşınmasıyla basliyor. Dayısının bir bakım evine yatırılmasından sonra kırtasiyeye Jo bakmaya başlar. Dört ay önce uzun süreli ilişkisinin kötü bir şekilde bitmiş olması onu derinden yaralar. Londra'ya biraz da uzaklaşmak unutmak için gelir ama mekan değiştirince malesef ki bazı şeyler hala taptaze kalıyor akılda. Burada rengârenk defterler, kalemler,kağıtlar arasında olmak zamanla ona iyi gelecektir. Hayatını değiştiren sadece renkli kağıtlar kalemler degildir. Ruth,Malcolm, Eric gibi kişiler sayesinde hayatına ayrı bir renk gelecektir. Ruth,kacak bir rahibe olarak biliniyor.Kiliseden kaçmıştır ve neden kaçmış olduğu bilinmiyor. Malcolm 70 yaşında dükkanın sadık müşterilerinden birirdir ve o yaşına rağmen ilk kitabını yazmak için uğraşıyordur. Viking Eric ise yan dükkanda çalışan biridir. Bu kişiler Jo için sonradan edinilen aile gibi olacaktır. Kitapta, karakterlerin yaş ve hayat tecrübesi olarak birbirlerinden çok uzak olmalarına rağmen kurdukları bağ cok iyiydi. Jo, geçmişinde yaşadığı kırılganlıklar yüzünden kendi kabuğuna çekilmişken; kilise kurallarına sıkışmış bir rahibe ve hayalleri olan yaşlı bir adamla yollarının kesişmesi hikayeyi güzelleştiriyor. Gerçek sevgi ve dostluğun on planda tutulduğu bu kitabı tavsiye edeirm. Ve yeni başlayanlar,yeni başlangıçlar için harika bir kitap. The Kitap Yayınları Seval S. İlknur
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202694 okunma
8/10
·296 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 14:53
Eserin edebi derinliği kimilerine yüzeysel gelebilir ama bana yaşattığı zihinsel mesai muazzamdı. Okuduğum saatler boyunca sadece Nora'nın hikayesini izlemedim, kendi paralel evrenlerime daldım. Tıpkı bir maçta "Şurada şu farklı açılışı yapsaydım, şu varyasyonu seçseydim tahta nasıl şekillenirdi?" diye düşünürcesine, kendi hayatımdaki ihtimalleri, alternatif zaman çizelgelerini ve kırılma noktalarını saatlerce hesapladım durdum. Sırf zihni bu kadar farklı ihtimaller arasında koşturduğu ve bu tefekküre vesile olduğu için bile, bu kitap "çöp" etiketini kesinlikle hak etmiyor. Eleştirmenlerin en çok takıldığı nokta, kitabın "Pişmanlıkların peşinden gitmek her zaman mutluluk getirmez" şeklindeki ana fikrinin çok sıradan olması. Evet, bunu teoride hepimiz biliyoruz. Ancak bazen en temel gerçeklerin, tıpkı sıkı bir boks antrenman maçında gardını düşürdüğünde yüzünde patlayan o uyandırıcı eldiven gibi, kafamıza vurula vurula hatırlatılması gerekir.(herkes gardını kapalı tutmasını bilir fakat o gard iner) Kitap tam olarak bu "tefekkür" işlevini görüyor. Bazen o aydınlanmayı yaşamak için bilmediğimiz bir şeyi öğrenmeye değil, bildiğimiz bir şeyin yüzümüze çarpılmasına ihtiyaç duyarız. Yazar bunu gayet başarılı bir şekilde yapıyor. Çok satanlar listesine girdiği an bir kitaba otomatik olarak burun kıvıran, sırf popüler diye eseri çöpe atan o meşhur "elit okur" tayfasından değilim. Ben basit bir adamım; süslü cümlelerin ardına saklanmayan, meramını basit ve doğrudan bir dille anlatan kitapları seviyorum. Geceyarısı Kütüphanesi de tam olarak bu kategoride, "Bunu zaten biliyoruz" diyerek geçiştirilemeyecek kadar değerli bir okuma deneyimi sunuyor. Kitabın hakkını teslim ettikten sonra, beni en çok rahatsız eden o büyük mantık boşluğuna değinmeden geçemeyeceğim: Kayıp Benlikler
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Herkesin Bir Sırrı Varsa, Gerçek Kimin?
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:19
Bir türlü okuyamadığım kitaplığımda duran Taş Kâğıt Makas yazarı Alice Feeney ile bu kitapla tanıştık. Keşke okusaymışım. Kısmet :) Bu kitap, daha ilk sayfalardan itibaren “Bir şeyler kesin ters gidiyor ama ne?” hissini vermeyi başarıyor. Evlilik, güven ve sırlar üzerine bir hikâye okuyayım derken karakterlerin her cümlesinden şüphe ederken buluyorsun insan kendini. Az güven sorunlarımız varmış gibi :)) Kitap boyunca herkesin sakladığı bir şey, kendince haklı çıkardığı bir davranışı var. Ama kitap şunu söylüyor adeta: Herkesin bir hikâyesi olabilir, fakat her hikâye gerçeğin tamamı olmayabilir. Anlatım akıcı ve merak uyandırıcı. Bir karaktere güvenmeye çalışırken birkaç sayfa sonra fikrimi değiştirdim mesela. Kitap, okuru sürekli küçük şüphelerin içine çekiyor. En sevdiğim tarafı ise ilişkilerdeki o rahatsız edici gerçeği işlemesiydi. Bazen en yakınındaki insanı tanıdığını sanırsın ama aslında tanımamışsındır. Kocamın Karısı Sırlar, ters köşeler ve psikolojik gerilim sevenler için... Gidip kitaplığımdan diğer kitabını bulayım :)
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026125 okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:33
Selam. Japon edebiyatında sevilen ve bazı Japon yazarları da oldukça etkileyen Natsume Soseki 'nin kalemini ben de çok sevdim. Yazarla bu kitabı ile tanıştım ve okumaya kesinlikle devam edeceğim. Gönül kitabını ben yalnızlığın verdiği o karamsar ruh haliyle hatırlayacağım. Kalabalıklar içerisinde yalnızlaşmış insanları konu alan kitaplardan biri Gönül. Üniversite öğrencisi bir gencin tatilde denk geldiği bir adamla ilişkisini okuyoruz aslında. Bir yandan bu gencin kendi ailevi olaylarını okurken bir yandan da bu adamla Tokyo'daki anılarına tanık oluyoruz. Bu adam kendini soyutlamış, minimum iletişim halinde, sadece karısıyla yakınlık kuran biri. Bu özelliği ile gencin oldukça dikkatini çekiyor ve arkadaş oluyorlar. Evlerine kadar gittiği bu adamın geçmişini çok merak ediyor genç. Babasının hastalığı üzerine yanından ayrıldığında ise ondan gelen bir mektupla adamın geçmişiyle yüzleşiyor. Bu mektupta adam kendi karanlık geçmişini, onu yalnızlığa iten sebepleri, ödediği bedelleri şeffaf bir şekilde anlatıyor. Biz de kitabın büyük bir kısmında bu mektubu okuyoruz. Adamın geçmişini büyük bir merakla okudum. Yakın arkadaşı K. ile geçirdiği anılar ve gelişen olaylar onu nasıl etkilemiş, üzülerek okudum. İnsan bazen bir anlık bencilliğinin bedelini ağır ödüyor.. Kitabın yazım dili oldukça basit zaten. Ee konuda ilgi çekici olunca sayfalar hızla çevriliyor. Tavsiye edeceğim kitaplar arasına girdi bile. Keyifli okumalar.
Edebiyat
GönülNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20222,353 okunma