✊✌
Onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;
korkak,
cesur,
cahil
hakim
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır...
Asırda onlar yendi, onlar yenildi.
Çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için:
zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,
denildi.
Nazım Hikmet
Ah kadın, adın Cizre miydi senin
Ekmek almaya gidenin yaşı mı sorulur
Berkin Elvan'ı ne zaman unuttun, hani
O kaşları karadan daha kara Berkin'i
Ölü bebekleri beyaz bayrak esirgemiyor
Bir derin dondurucu bul yahut kâbusa
Dönen uykular kanatlansın Botan'da
Ölümün haysiyeti ölüm kadardır
Mücadele uzun soluklu ve güç olacaktı. Büyük zaferler ve mağlubiyetler yaşayacaklardı. Pek çok parti üyesi mücadele etmelerinin bedelini uzun hapis cezaları çekerek, polis tarafından işkenceye maruz kalarak ve hatta faşizm tarafından katledilerek ödeyeceklerdi. Ancak öyle ya da böyle büyük gün gelip çatacaktı. Faşist diktatörlük yıkılacak, özgür olunacak ve parti devrimci bir dönüştürücü güç olarak ortaya çıkacaktı.
Gerçekten de günümüzde yoksullara genelde iki türlü yaklaşılıyor. Ya hiçbir ülkenin istemediği (zor bela göç ettikleri yerlerden alalacele postalanan), suç kaynağı, cahil, çok üreyen baş belaları, ya da kısaca "çöp" insanlar olarak. Ya da "kurtarılmaları" gereken "acıma" nesneleri olarak. Ayda 5-10 doları hayırsever kurumlara bağışlayarak birkaç çocuğun hayatını kurtarabileceğimiz söylenerek, vicdanlarımıza sesleniliyor. Benzer bir yaklaşımı U2'nun solisti milyarder Bono Vox'un son stratejisinde de görüyoruz. Hayırsever şarkıcı, 300 milyon dolar ödeyerek işadamlarının ünlü Forbes dergisinin hisselerinin % 40'ını satın almış. Böylece dergide sık sık yoksullukla ilgili yazıların yayınlanmasını sağlayıp, zenginlerden gelen bağışları artırarak Afrika'daki açlığı sona erdirmeyi planlıyor. Daha önce de dünyanın en zenginlerinden Microsoft'un patronu Bill Gates hayırseverliğini göstermiş ve AIDS'le Mücadele Vakfı'na 500 milyon dolar bağışlamıştı.
Düşünsenize, Bono gibi birkaç yüz ünlü şarkıcı, aktör ve işadamı benzer şekilde parasını "insani amaçlar" için kullansa ve biri Asya'daki tüm kız çocuklarını okuryazar yapsa, diğeri Latin Amerika'da temiz içme suyu projesine kendini adasa, "dünya problemleri"nin çoğu azıcık vicdan, bir tutam iyi niyet ve biraz da bireylerin kumbaraya attıklarıyla çözülüverecekti! Sosyalistleri, tüm sorunların çözülmesini kapitalizmin aşılmasına ve devrime bağlamakla ve bugünkü yoksulluğu dindirmek için hiçbir şey yapmamakla suçlayan, kapitalizmin küçük reformlarla ve insanların eğitilip ahlaklı ve vicdanlı yapılmasıyla düzeltileceğine inanan, iyi niyetli hayırseverlerin durumu, meşhur denizyıldızları hikayesine benzemiyor mu?
Özgürlük Yanılsaması: Marx ve Rousseau, sayfa 30-31