Bir sürecin en güzel işleniş örneklerinden birini bu eserde buldum. Kitap o kadar harikaydı ki; tutkulu, bilimsel gerçeklikten koymayan, kanıtlara dayalı, gizemli, heyecanlı...
Bütün bunları Jules Verne nasıl başardı gerçekten hayret ediyorum. Kendisinin inanılmaz bir eğitimi var, ama insan okuduğunda yazarın öz benliğini nasıl eğitmiş olduğunu ve nasıl da konular hakkında bilgili olduğunu görebiliyorsunuz. Bu eserde de en usta matematikçi, hesapçı rolüne bürünmüş. Şimdi sizlerle yolculuğun nerden gelip nereye gittiğini inceleyelim.
Bu güzel romanda, savaşlarla geçen yılların sonunda, barışın hakim olduğu ve geleceğin huzur dolu olduğu günlerde. Gun-Club dediğimiz bir atışbilim kulübünün savaş varken ürettiği toplarının ve o topların süregelen teknolojik gelişimlerinden olsun, sahada kullanılışından olsun keyif alan bu grubun artık barışın gelmesiyle boşluğa düşmüş hissine kapılmaları ve neredeyse çıldıracakları bir anda Gun-Club başkanı Barbicane'in bunları acil bir toplantıya çağırması ve bu toplantıda atışbilimi, Gun-Club'ı, Amerika'yı, hatta ve hatta tüm Dünya ve dünyadaki bilimseverleri heyecandan ayağa kaldıracak o projeyi tanışmasıyla başlıyor.
"Ay'a bir top göndereceğiz."
Bu fikir hem kulüp üyeleri arasında ve bütün ülkede ses getiriyor. Kısa bir sürede bütün herkesin onayı alınıyor ve proje başlanılıyor. Para konusunda bütün dünyadan ve Amerika'dan bağışlar geliyor. Topun şekli, topun fırlatılış yeri, fırlatılış şekli, fırlatılacağı açı, bütün bunlar en ince ayrıntısı ile hesaplanıp romanda bütün detayları ile birlikte okuyucuya sunuluyor. Ve gerçekten de o dönemde yazılmış bir esere göre daha yapılmamış bir şeyin nasıl bir neticeye varacağına sizi bilimsel deliller ile ikna ediyor. Buraya kadar hikayenin böyle devam edeceğini ve daha bir şeyin