En son anda, yaşam -yüzey üstüne yüzey- yaşantılarla kabuk bağladığı zaman, insanın her şeyi, gizi, gücü, gönenci, niçin doğduğunu, niçin ölmekte olduğunu, her şeyin nasıl bambaşka olmuş olabileceğini öğrendiğini nerede okumuştum? Bilge olmuşsundur. Ama asıl bilgelik, o anda, öğrenmekte çok geç kaldığını bilmektir. Artık anlayacak hiçbir şey kalmadığı zaman her şeyi anlar insan.
O gün Jacopo Belbo, Gerçeğin gözlerinin içine bakmıştı. Ona bağışlanacak biricik gerçeğin; çünkü öğrenmekte olduğu gerçek, gerçeğin çok kısa sürdüğüdür (sonrası yorumdur yalnızca). Bu yüzden zamanın sabırsızca akışını durdurmaya çalışıyordu.
Kuşkusuz o zaman anlamamıştı bunu. Daha sonra, bunları yazarken de. Artık yazmamaya karar verdiği zaman da.
Bunu bu akşam anladım; okuyucunun, gerçeğinin ayrımına varması için yazarın ölmesi gerekir.