Ahmed Midhat Efendi'ye göre, bir milletin payidar olabilmesi servetini ticaret ve sanayi yoluyla elde etmiş olmasına bağlıdır.
Bundan dolayı ticaret Türkler tarafından yapılmalıdır ve ecnebilere iktisadi imtiyaz verilmemelidir.
"Ayetle, hikmetle, icma ile, rivayetle, tecrübe ile, ibretle müsbettir ki, insan için her ne hasıl olursa say ile olur, insan her neye vasıl olursa say ile olur."
Namık Kemal, İbret gazetesi, 15 Haziran 1872
İşte, Osmanlı devlet adamlarının uzun zaman yapamadıkları "fikri atlama" savaşa dayanan bir iktisadiyat konseptinden vazgeçip "verimlilik" esasına dayanan yeni bir iktisadi anlayışa geçmemiş olmalarıdır.
Gerek Batı Avrupa'da gerekse Türkiye'de siyasal bilimlerin gelişmesinr en çok engel olmuş olan disiplin hukuktur. Bu itibarla, ben de Karpat gibi siyasal bilimlerin hukuka bağlı olarak kavramsallaştırıldığı devreyi siyasal bilimin karanlık çağı saymaktayım. Ancak siyasal bilimi bilimlilikten uzun zaman uzaklaştırmış amiller arasında felsefeyi de hesaba katmak gerekir kanısındayım.