Bir kuşla ilgili efsane şöyle der: Tüm yaşamında yalnızca bir kez, yeryüzündeki bütün yaratıklardan daha tatlı, daha dokunaklı bir sesle şakır bu kuş. Yuvasından ayrılır ayrılmaz bir alıç ağacı aramaya başlar, bulana dek durmamacasına... Sonra ağacın acımasız dikenleri arasında en sivri, en uzun olanına göğsünü gömerken, ölümcül şarkısına başlar. Diken yüreğini parçalar, ama o, acısını aşarak bir çayır kuşundan, bir bülbülden daha güzel, daha içli dile getirir azabını. Dünya susar kulak kesilir. Tanrı cennetinde mutlu olur, gülümser. Çünkü en güzeli, ancak büyük azap pahasına elde edilir. Ya da böyle der efsane..
"Kendimizi bir binanın tepesinden hep beraber boşluğa bırakmayışımızın tek nedeni yarındı. Lotonun çıkma ihtimalini, aşık olunacak insanla tanışma ihtimalini, sonsuz mutluluk ihtimalini içinde barındıran o sihirli sözcük : YARIN.”
Şiirler yeniden doğacak kıvamda
duygular yeniden yağacak
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! ...
#adnanyucel