Eğer bir filmi bir kere görürseniz, filmin sansasyonel, ani fakat bir trafik kazası kadar da şiddetli olma özelliğine sadık kalmış olursunuz. Ama eğer ikinci kere ya da çok kereler daha izlemek için filme geri dönerseniz o filmin bir sanat veya ritüel, o bilindik kazadan ziyade bir harika veya bir rüya olduğunu kabul ediyorsunuz demektir.
Günışığı, kutsanmış bir siyah-beyaz, devinim, müziğin ve kalabalığın toplanışı ve şu tanrıların tuhaf biçimde uysal personası — iki filmin içindeki malzemeler birbirine benziyor. Bir de şu var: biz izliyor ve biz ikna oluyoruz.
Nevertheless, having been blessed all her life with a friendly and carefree disposition, she could always manage a smile, no matter how bad her condition got.