8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Merhaba bugün sizlere @bysallypage nin kaleme almış olduğu "BAŞLANGIÇLAR KİTABI" ile geldim. Daha önce yazarın Hikaye Koleksiyoncusu kitabını okumuş ve beğenmiştim. Bu kitap da aynı şekilde güzel bir kitap. Jo Sorsby ... Dayısının kırtasiye dükkanına bakmak için Londra'ya taşınır. Dayısının Alzaymır olması ve bir bakım evine yatırılmasından sonra kırtasiyenin idaresi Jo'ya kalır. Aslında bu taşınmanın temelinde dört ay önce aldatılma sonucu bitmiş olan ilişkisini de unutmak vardır. Çünkü uzun süreli bir ilişkinin bitişi ve sevdiği insanın başkasını bulması çok zoruna gider.Bir nevi unutma çabası ile Londra'ya gider ama yer değiştirince malesef ki akildakiler unutulmuyor tabiki. Bu dükkanda rengârenk defterler, kalemler,kağıtlar arasında olmak zamanla ona iyi gelmeye başlayacaktır.. Ve tabiki sonradan tanıyacağı Ruth,Malcolm,Viking Eric gibi kişiler sayesinde hayatına ayrı bir renk gelecektir. Ruth,kaçak bir rahibe olarak biliniyor.Kilisesinden neden kaçmış olduğunu Jo hep merak eder. Malcolm 70 yaşında dükkanın sadık müşterilerinden biridir ve o yaşına rağmen ilk kitabını yazmak için uğraşıyordur. Viking Eric ise yan dükkanda çalışan biridir. Romanın en güçlü yönü, kesinlikle karakterlerin yaş ve hayat tecrübesi olarak birbirlerinden çok uzak olmalarına rağmen kurdukları bağ. Jo, geçmişinde yaşadığı kırılganlıklar yüzünden kendi kabuğuna çekilmişken; kilise kurallarına sıkışmış bir rahibe ve hayalleri olan yaşlı bir adamla yollarının kesişmesi hikayeyi güzelleştiriyor. Yazar, "Aile sadece kan bağıyla kurulmaz, bazen seçtiğimiz insanlar en gerçek ailemiz olur" mesajını çok güzel vermiştir. Bu kitapla dostluk,arkadaşlık ve vefa temaları çok iyi anlatılmıştır. Ve yeni başlayanlar,yeni başlangıçlar için harika bir
İnsan ve Duygular
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202689 okunma
10/10
·486 syf.··
2026 46. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 12:14
#okudumbitti “Yeryüzünde kaybolmak yoktur, sadece dönüşüm vardır. Hayatlar hayatların üzerine kurulur. Yaşam birilerinin bıraktığı boşluğu başkalarıyla doldurur. Ve bu döngü sonsuza dek sürüp gider.” Selam arkadaşlar Bugün @lev10celik keleminden #döngü kitabıyla geldim. Bu kitap Polisiye okumayı seviyorsanız ama aynı zamanda içinde tarih, mitoloji ve biraz da felsefi sorgulamalar olsun diyorsanız bu kitap ilginizi çekebilir. Hikâye, Han ilçesine bağlı Yazılı beldesinde bulunan Arestias Anıtı’nın önünde işlenen gizemli bir cinayetle başlıyor. Komiser Aynur ve yardımcısı Kemal, ilk başta sıradan gibi görünen bu olayın peşine düşüyorlar. Fakat ilerleyen sayfalarda karşılarına çıkan ipuçları, semboller ve ritüeller bunun çok daha büyük bir planın parçası olduğunu gösteriyor. Kitapta en sevdiğim noktalardan biri olayların sadece bir cinayeti çözmek üzerine kurulmaması oldu. Gece ve gündüz, yaşam ve ölüm, su ve ateş gibi birbirine zıt görünen kavramların aslında birbirini tamamladığı düşüncesi hikâyenin içine güzel bir şekilde işlenmiş. Bu yönüyle kitap sadece bir polisiye değil, aynı zamanda okuyucusunu düşünmeye de sevk ediyor. Olaylar ilerledikçe Frigya Vadisi’nden Zerzevan Kalesi’ne uzanan tarihi ve gizemli bir yolculuğa çıkıyoruz. Her yeni ipucu merak duygusunu biraz daha artırırken, yazarın oluşturduğu atmosfer de sizi hikâyenin içinde tutmayı başarıyor. Özellikle mitoloji ve sembollerle ilgili kısımları okumaktan keyif aldım. Kitabın vermeye çalıştığı en önemli mesajlardan biri de sanırım hiçbir şeyin tamamen yok olmadığı, her sonun aslında başka bir başlangıcın parçası olduğu düşüncesi. Bu yüzden kitap boyunca “kayboluş” kavramı üzerine de sık sık düşündüm. Genel olarak hem akıcı hem de merak unsurunu son sayfaya kadar koruyan bir okuma oldu benim için.
DöngüLevent Çelik · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20263 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.·
2026 422. kitabı
Söyle Allah aşkına niye burdasın? Külbe-i ahzan mı? belledin bu barakayı? Kaan Murat Yanık Doğu ile Batı kültürleri arasında köprü kurarak okuru deniz aşırı bir serüvene çıkarıyor, Yanık, heyacan dolu sayfalara Üstün çizim yeteneğine sahip, hayalperest bir genç olan Kalender.Yola Çıkış Hikâyesini okuyoruz..Kalender, hem hayatının aşkını geri kazanmak hem de babasının yarım kalan hayalini gerçekleştirerek bir kâşif olmak amacıyla yollara düşer. Dünyayı hayallerinin peşinden gidenler değiştirirler zaten. S:90 Mekânlar: İstanbul'dan Amerika kıtasına kadar uzanan geniş bir coğrafyada, gemiler üzerinde ve uzak diyarlarda geçen sürükleyici bir yolculuk anlatılır. Unutmak için içmek. İçmek için hatırlamak. Ne amansız bir döngü." S:89 Sular Üstünde Gökler Altında yalnızca keşfetme arzusu değil, aynı zamanda bu sürecin insanda yarattığı değişimler, merak ve dönüşümler şiirsel bir dille işlenir. Belki de hepimiz, dokunaklı bir kitabın içinde yaşıyoruzdur, Kaptan…s:296
Roman-Edebiyat
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,207 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 13. kitabı
Bir yerlerden nerden olduğunu hatırlamıyorum böyle bir söz okumuştum "Unutmak bazen mümkün değildir; sadece hatırlamanın şekli değişir." diye Süreyya'yi okurken yine bu söz aklıma geldi Süreyya ne unutabiliyor ne tam hatırlayabiliyor sıkışmış bir karakter.Kitap da yoğunlukla zaten Süreyya karakteri üzerinden; bağlanamama, sevememe, ait olamama, kendini hiçbir yere ve hiçbir insana (evladı dahil) ait hissedememe gibi duygular anlatılıyor bol bol.Bunlar tamam kitabın ana hatları diyelim ama bu yoğun psikolojik zeminin içinde bir anda Türkiye’nin yakın tarihiyle ilgili yorumlara geçiliyor ki bence oldukça gereksiz.Bir iki konu kendi aliesi ile ilgili olan olabilirdi ama yazar herşeyden bir çimdik çeşni olsun istemiş ama o da biraz fazla aromatik olmuş, benim gözümde anlatıyı güçlendirmekten çok bölmüş gibi hissettirdi. Bu kısımlar olmasa da olurdu, hatta olmasa hikâye hiçbir şey kaybetmezdi diye düşündüm. Okurken Süreyya ile sık sık içsel bir çatışmaya girdim. Kendime sürekli “neden böyle yapıyorsun?” diye sorduğum bir karakter oldu. Belki de benim okuma tarzıma tam uymayan bir karakterdi; bu kadar boş vermişlik bana uzak geldi. Ama buna rağmen Nermin Yıldırım’ın kalemi güçlüydü. Her şeye rağmen okurken keyif aldım. Karakterle çatışsam da genel olarak okuma deneyimim keyifliydi.
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20176,1bin okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:11
Kitabımız merkezine Şehnaz ' ı alarak üç kuşak boyunca kadınların, aktarılan travmalarını ,aile sırlarını ve takıntılı bir aşkın anatomisini biz güzel okuyucularına sunar. Şehnaz yani anlatıcımız ekonomi profesörü bir kadındır ve unutma yetisini kaybetmiş, hafızasının derin dehlizlerinde kaybolmuş herşeyi hatırlayarak ödül mü ceza mı ikileminde yaşamaktadır.Annesi ve anneannesi ile kuşaktan kuşağa devredilemez bir kaderin ortasında birbirlerine ayna tutarlar. Şehnaz ayrıca yasak bir ilişkinin pençesindedir. Hocası olan ve evli de olan E.ile 30 yılı aşkın saplantılı bir ilişki yaşayan Şehnaz bu adamdan kopamaz da ,ama içinde olmaktan da memnun olmadığı ,onu tükettiğini bildiği bu ilişkiyi tutkuyla sürdürür,yıkıcı yanlarıyla mücadele eder. Tüm bunların yanında bir gece annesinin uykusunda yürümesi ve Şehnaz’ın o güne dek hiç bilmediği aile sırlarını ifşa etmesiyle beraber hikaye önce düğümleniyor, annenin uyurgezerliği sürdükçe de o düğüm yavaş yavaş çözümlenir.Unutamayan bir bellek ,hayata renk verdiğini düşündüğü ama hayatını maffeden bir aşk ve arka fonda Osmanlı 'dan Cumhuriyet 'e kadar yaşanmışlıkları ,siyasi diplomasisi ile bir Türkiye . Unutmak bir kaçış mıdır, yoksa hatırlamak zihne verilmiş en büyük ceza mı? Kitap boyunca hep bu soru kafamızı kurcalar. Aile ile sırları ,psikolojik tahliller ,derin yüzleşmelerle dolu güzel bir kitap bırakıyorum buraya .Herkese iyi okumalar.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 112. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:45
~~Zencefil önce yıkılacakmış gibi yerinde sallandı sonra çıldırmışçasına bağırarak, uçmaya başladı. Zencefil o yere konunca yüksek sesle, "Fülfül!" dedi, "Fülfül!"~~ UZAKLARIN ŞARKISI // Kaan Murat YANIK Karlı bir kış sabahı, Kars'a giden Doğu Ekspresi treni ile başlayıp 18. yüzyıl İstanbul'una uzanan bir roman. Başına gelen felaketleri unutmak ve hayalini kurduğu kitabı yazmak umuduyla Kars'a göçen Bünyamin, bu şehrin ücra bir köşesinde Besti Nine ile tanışacak ve bir müddet sonra bu kadının canı pahasına sakladığı yüzlerce yıllık sırrın peşine düşecek, öğrenmenin merakı ile kavrulurken öğrenirse bir şeylerden vazgeçmek zorunda kalacağından da bir o kadar korkacak. Bu yakıcı sırrın kanatları, Bünyamin'i evvela Hindistan'daki düş sarayına, oradan İstanbul'un efsanevi günlerine; Galata Kulesi'nin altındaki dehlizlere, güzellerin salındığı bahçelere, ruhların alınıp satıldığı evlere, bilinçaltı sularına, isyan planlarına, saray entrikalarına ve aşkın manasının yeniden keşfedildiği sonsuz anlara savuracaktır. Bu süreçte Gülbadem, Zencefil, Fülfül, İpek Böceği, Sunullah Efendi, Ruhsar ve daha niceleri ile tanışıp kendimizi onlarla romanın sayfalarında yürürken bulacağız. Kaan Murat Yanık Uzakların Şarkısı
1000Kitap
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,777 okunma
Reklam
Reklam