…bazen insanı umutsuzluk değil umut öldürür… bu gerçek bir bıçak gibi saplandı kalbime. çünkü ruhu paramparça eden, bir şeyin gerçekleşmemesi değil, onun gerçekleşme ihtimali ve bunu umut ederek geçirilen onca gündü. hatta gerçekleşme ihtimali ne kadar yüksekse, olmaması için ne kadar az sebep sayılabiliyorsa o kadar acıtırdı. babalarımız ve hayalindeki o mutlu tablo gibi mesela.. dayan güzel kız, tüm ümitlerin bitse de, dayanacak kimsen olmasa da sen yine kendine dayan. kendinden başka kimsen olmayabilir dünyada ama hayat yine de yaşanmaya değer güzelliklerde saklı.