Bu oyunun konusu Roma Cumhuriyeti zamanlarında yaşamış ve hayatı antik Romalılar tarafından bir menkibe haline sokulmuş bir lider olan Caius Martius Coriolanus'un yaşam hikâyesinden alınmıştır. Plutarkhos'un yazmış olduğu ünlü Paralel Yaşamlar ve Titüs Livius'un antik "Ab Urbe Condita (Şehrin Kuruluşundan İtibaren)" adlı eserinden uyarılmıştır Shakespeare tarafından. Ki zaten Roma ve İtalya hayranı olması da bunu gösteriyor:)
---Spoiler---
Oyun açıldığında Roma son Roma Krallığı kralı olan Lucius Tarquinius Süperbus'u görevinden atmış ve Roma Cumhuriyeti olarak yönetilmeye başlanmıştır. Aşağı sınıflardan olan vatandaşlar depolarda saklanmış olan zahireyi almaya izin verilmediği için isyan halindedir. Bu zahirenin kullanma hakkının kendilerinde alınmasından, çok iyi bir general olan ve Marcıa sülalesi mensubu olan (sonra Coriolanus adını alacak) Caius Martius u sorumlu tutmakta ve ona karşı şahsi düşmanlıklarını ifade etmektedirler. Martius isyancıların şahsen karşısına çıkmıştır ve yanında Menenius Agrıppa adlı yüksek Patricius sınıfından bir kişi de bulunmaktadır. Menenius isyancıları yatıştırmaya çalışır. Fakat Martius hepsi aşağı pleb sınıfından isyancılara açıkça aleythtardır. Pleb sınıfından kişilerin cumhuriyet için askerlik yapmadıklarını ve askerlik tecrübeleri olmadığı için de onların stoklanmış zahire üzerinde hiçbir hakları bulmadığını savunur. Cumhuriyet içinde yüksek idareci olan tribünler Brütüs ve Sicinius, açıkça ilan etmemekle beraber, Martius'un bu fikirlerini telin etmişlerdir. Martius bir Roma düşmanı bir Volski ordusunun gelmekte olduğu haberi gelince Roma'dan ayrılır.
Volski ordusunun komutanı, Tullus Aufidius, Martius'a karşı birkaç defa savaşmıştır ve onun kendine kan düşmanı olduğunu kabul etmektedir. Romalı ordusu Cominius komutası altındadır