Puan vermedi
Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti-Ebu’l Hasan el-Nedvî Yazar Hakkında: 1914 yılında Hindistan’da dünyaya gelen Ebu’l Hasan el-Nedvî, yalnızca yaşadığı coğrafyanın değil, tüm İslam dünyasının düşünce iklimini etkilemiş ufuk açıcı bir âlimdir. Erken yaşlardan itibaren anadili olan Arapça üzerinde derinlikli okumalar ve çalışmalar yapmış; bununla yetinmeyerek çok genç yaşta Arapça, Farsça, Urduca ve İngilizceyi ileri seviyede öğrenmiştir. İlim yolculuğunda en önemli duraklardan biri olan Nedvetü'l-Ulemâ'ya önce talebe olarak kaydolmuş, aldığı köklü eğitimin ardından aynı kuruma hoca olarak tayin edilerek nesiller yetiştirmiştir. ÖZET Nedvî, çağının siyasi ve sosyal krizlerini dert edinen, bunlara sahici çözümler üreten "seyyah bir mütefekkir" olarak öne çıkar. Yazar bu eserinde; ahlaki ve insani liderliğin Müslümanlardan Batı medeniyetine geçişiyle birlikte insanlığın ödediği ağır bedelleri ve ortaya çıkan küresel yıkımı tahlil etmektedir. Bir Medeniyet Muhasebesi: Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti? Ebu’l Hasan el-Nedvî’nin kaleme aldığı Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti?, yalnızca bir İslam tarihi okuması değil, aynı zamanda insanlığın geçirdiği sosyolojik, ahlaki ve siyasi evrelerin derinlemesine bir tahlilidir. Kitap, temelde şu soruyu merkeze alır: İslam medeniyetinin yeryüzündeki önderliğini kaybetmesi, sadece Müslümanların değil, tüm insanlığın hanesine nasıl bir kayıp olarak yazılmıştır? İnsanlığın İki Ucu: Cahiliye Karanlığından İslam’ın Dengesine Nedvî, eserine İslamiyet öncesi dünyanın (5. ve 6. yüzyıllar) fotoğrafını çekerek başlıyor. Çin'den Hindistan'a, İran'dan Mısır'a kadar dönemin süper güçlerindeki sosyal ve ahlaki çöküntü, Zerdüştlük, Budizm gibi inançların toplumu sürüklediği cehalet çarpıcı örneklerle
İnceleme
Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler KaybettiEbu’l Hasan Nedvi · Çağ Yayınlar · 19781,108 okunma
Tefhim: Ebu’l A’lâ el-Mevdudî’nin Başyapıtı
10/10
·
Beğendi
Tefhimü’l Kur’ân İncelemesi: Ebu’l A’lâ el-Mevdudî’nin Başyapıtı Ebu’l A’lâ el-Mevdudî’nin Tefhimü’l Kur’ân adlı eseri, modern çağda Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması ve yorumlanması konusunda eşsiz bir yere sahip olan, derinlikli ve kapsamlı bir tefsirdir. 20. yüzyılın en önemli İslam düşünürlerinden biri olan Mevdudî, bu eseriyle Kur’ân’ın evrensel mesajını sadece tarihsel bir bağlamda değil, aynı zamanda modern insanın sorunlarına ve ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde sunmayı başarmıştır. Yedi ciltlik bu monumental çalışma, hem akademik hem de manevi bir perspektiften Kur’ân’ın anlamını derinlemesine keşfetmek isteyenler için bir başyapıt niteliğindedir. Eserin Amacı ve Felsefesi Mevdudî, Tefhimü’l Kur’ân’ı kaleme alırken, Kur’ân’ın yalnızca bir ibadet metni değil, aynı zamanda insan hayatının her alanına rehberlik eden bir yaşam kılavuzu olduğunu vurgulamayı amaçlamıştır. Eser, Kur’ân’ın mesajını, çağdaş dünyanın karmaşık sorunlarına çözüm sunabilecek bir çerçevede açıklamayı hedefler. Mevdudî’nin tefsiri, Kur’ân’ın lafzını ve ruhunu birleştirerek, okuyuculara hem entelektüel hem de manevi bir tatmin sunar. Bu bağlamda, tefsir, klasik tefsir geleneğinin derinliğini korurken, modern düşünceye hitap eden bir dil ve üslup kullanır.Mevdudî’nin eseri, özellikle İslam’ın bireysel ve toplumsal hayatı düzenleyen ilkelerini vurgulayarak, Müslümanların modern dünyada karşılaştıkları ahlaki, sosyal ve siyasi sorunlara Kur’ânî bir perspektiften yanıtlar sunar. Bu, tefsiri sadece bir akademik çalışma olmaktan çıkarıp, aynı zamanda bir aksiyon ve dönüşüm çağrısına dönüştürür. Eserin Yapısı ve Yöntemi Tefhimü’l Kur’ân, Kur’ân’ın surelerini sırasıyla ele alan ve her ayetin ayrıntılı bir açıklamasını sunan sistematik bir tefsirdir. Mevdudî, her surenin başında, surenin ana temalarını,
Düşünce
Tefhimu'l-Kur'an Kur'an'ın Anlamı ve Tefsiri (7 Cilt Takım Büyük Boy)Ebu'l A'lâ el-Mevdudi · İnsan Yayınları · 19861,166 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Son Peygamber Hz. Muhammed...
Puan vermedi·231 syf.··
2025 17. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 15:44
"Geçmişten günümüze kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış olan İslâm toplumlarında Hz. Peygamber hakkında Arapça, Türkçe, Farsça, Urduca'nın yanı sıra, mahallî dillerde kaleme alınmış sayısız eser mevcuttur." Dünya üzerinde hayatı hakkında en çok bilgi verilen, en çok okunan, kaleme alınan kişi Hz. Muhammed'dir (s.a.v.). Bu kitapta da birkaç bölümde doğumundan vefatına kadar yaşanmış her olaya kısaca değinilmiş ve biz okurlara sunulmuştur. Emeği geçen herkese teşekkürler.
Son Peygamber Hz. MuhammedCasim Avcı · İsam Yayınları · 202153 okunma
Puan vermedi·
Üç Tip İslam Araştırmacısı İslam üzerine çalışan üç ana araştırmacı tipi vardır: 1. Osmanlı üzerine çalışanlar: Bu grup, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki İslamî yapıları, kurumları ve toplumsal yaşamı inceler. 2. İngiliz İmparatorluğu’nun yönettiği İslam beldeleri üzerine çalışanlar: Bu araştırmacılar, özellikle Hindistan, Mısır gibi İngiliz yönetimindeki Müslüman bölgelerdeki toplumsal ve dinî dönüşümleri araştırır. 3. Sami halkları ve Yahudilik üzerine çalışanlar: Bu grup daha çok Arapça, İbranice gibi dillerin yapısı, terminolojisi ve kavramların tarihsel evrimi üzerinde durur. Bu araştırmacılar genellikle terimlerin ve isimlerin anlam kökenlerine odaklanır. --- Islamic ve Islamicate Kavramları * Islamic (İslami): İslam dininin doğrudan içinden çıkan, dinî yönü belirgin olan olguları tanımlar. Örneğin camiler, minareler, İslam hukuk sistemi gibi unsurlar Islamic olarak adlandırılır. > *Örnek: "Islamic art" yani "İslam sanatı", cami süslemeleri, hat sanatı gibi doğrudan dinle bağlantılı sanat türleridir.* * Islamicate (İslamî-ötesi ya da İslam çevresiyle ilgili): Doğrudan İslam’dan doğmamış, ancak İslam medeniyetiyle ilişkili olan, onun etkisinde şekillenmiş kültürel ürünleri tanımlar. > *Örnek: Şam Odası (Damascus Room) gibi oryantalist ürünler ya da Avrupa’da İslamî motiflerden esinlenerek yapılan süslemeler Islamicate olarak görülür.* --- "Middle East" mi "Nile-to-Oxus" mu? Tarihçi Marshall Hodgson, "Middle East" (Orta Doğu) kavramını eksik bulur. Bunun yerine Nile-to-Oxus Region (Nil’den Oxus Nehri’ne, yani Amu Derya’ya kadar uzanan bölge) tanımını tercih eder. Sebepleri şunlardır: * "Middle East" terimi, İran’ı ikiye böler ve önemli bir kısmını dışarıda bırakır. * İran kültürü İslam tarihinde kilit
The Venture of IslamMarshall G. S. Hodgson · University of Chicago Press · 1997107 okunma
DEVRİMCİ İSLAMIN KURUCU TEFSİRİ
Puan vermedi
Hayatımın anlamı tefsir. bunu okumadıysan tefsir okumadın demektir diyorum. "Fî Zılâîl'l-Kur'ân. Seyyid Kutub'un (ö. 1966) Kur'ân-ı Kerîm tefsiri. İlmî ve fikrî çalışmalarını önceleri daha çok Kur'an'ın edebî i'câzı üzerinde yoğunlaştıran Seyyid Kutub, daha sonra Kur'ân-ı Kerîmden ilham alarak hazırladığı makalelerini "Fîzılâli'l-Kur'ân” başlığı altında el-Müslimûn dergisinde ya-yımlamaya başlamış, derginin 3. sayısından (şubat 1952) 9. sayısına kadar(Temmuz 1952) yedi makale neşretmiştir. Böylece yeni bir tefsirin adı da Fî Zilalil-Kur'ân şeklinde kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Başlangıçta teknik anlamda bir tefsir yazmaktan çok Kur'an'ın ışığı altında günlük olayları ve yaygın görüşleri değerlendirmeyi amaçlayan Seyyid Kutub, bu konudaki makalelerinin ilgi görmesi üzerine aynı anlayış ve metotla Kur'ân-ı Kerîm'in her cüzünü bir cilt halinde tefsir etmeyi ve iki ayda bir cüz yayımlamayı kararlaştırmış, bu husus el-Müslimün dergisinde okuyuculara duyurulmuştur (y. 1, sy. 9, s. 15, Temmuz 1952). Ekim 1952'de neşredilen ilk cüz, daha önce dergide çıkan yedi makale ile Ekim 1952'de neşredilen ilk cüz, daha önce dergide çıkan yedi makale ile hemen hemen aynı mahiyettedir. Ocak 1954e kadar tefsirin on altı cüzü neşredildi; ancak Seyyid Kutub 1954 yılında birçok İhvan-1 Müslimîn mensubuyla birlikte tutuklandı. Bununla birlikte müellif hapishanede tefsirini yazmaya devam etti. Bu sırada eserin 17 ve 18. cüzlerinin yayımı da tamamlandı. Üç ay süren tutukluluk halinden sonra serbest bırakılan, fakat arkasından tekrar tutuklanıp bu defa on beş yıl hapse mahkûm edilen Seyyid Kutub bütün zorluklara rağmen eserini ta-mamlamaya çalıştı ve 27. cüze kadar yayımlama imkânını buldu. Bu arada müellif fikrî gelişimine paralel olarak eserinin son dört cüzünü yeni bir metotla yazdı.
Kitap Alıntısı
Fi Zilâl-il Kur'an (16 Cilt Takım)Seyyid Kutub · Birleşik Yayıncılık · 2012294 okunma
Hindistan'ı ne kadar biliyoruz???
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
Hindistan mi Hindustan mi? Hint Alt Kıtası ile kastedilen neresi? Hindistan Alt Kitasina İslamiyetin Gazneliler ile birlikte girmiş olduğu kabulü. Akabinde Delhi Türk Sultanlığı ve sonrasinda Baburluler dönemi ile Hindistandaki Türk İslam etkisi. Vefat eden çok sevdiği eşi için Taç Mahal'i yaptıran Şah Cihan'i biliyoruz da devlet yönetimi ve dine, hayata dair derin sorgumalar ve tespitler yapan Ekber Sah'i ne kadar az tanıyoruz. Buluğ çaği öncesi evliliklerinin önlenmesi, kardeş çocukları arasında evliliğinin gerçekleşmesine izin vermemesi, kızlara mirastan eşit pay verilmesi ve köleliğin yasaklanması , satı adetinin kaldırılması cabalari gibi pek çok akıllıca uygulama. Ekber Şah, dini ilahi görüşü ile neyi amaçlıyordu? Muhaliflerinin iddia ettiği gibi bir tasavvuf ekolü muydu amaçladığı yoksa belki de ' Kalbim bir cami, bir kilise, bir sinanog ve bir tapınak ' diyen İbni Arabi' den etkilenerek bütün dinlerin ritüelleri farklı olsa da aslında dinin amacı bütün insanları ruhunda bulunan ilaha bağlamaktir' düşüncesine mi varmıştır? Ne diyordu Ekber Şah, Tanrı, yaşadıklarımız ile onu onurlandirmamizdan başka bizden ne bekler? Ekber Sah' in Sulh-i kull anlayışı da dikkate şayandır: 'Bir hukumdar halkına tek gözle bakmıyor bazıları için anne bazıları için üvey anneyse onurlu bir şahsiyet olamaz ' . Gandi neden ' Hindistan bir anadır. Onun iki çocuğu vardır. Bunlardan biri Türklerdir diğeri Hintlilerdir ' demiştir. Çünkü Hindistan Alt Kitasında Türk asri olarak ifade edilen bir dönem vardır ama nedense dikkatimizdan kaçmakta. Oysaki Gazneliler, Dehli Türk Sultanligi, Baburluler ile birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 1000 yıllık bir Türk İslam hakimiyeti söz konusu .Peki dünyada üçüncü büyük dilin Urduca olması ihtimali? Vasco da Gama onculugunde Portekizliler
Kayıp Kıtanın KeşfiDeniz Çıkılı · Ketebe Yayınları · 20236 okunma