sevgili FreshScarfs sepetimde ürün unutmam, param yoktur.
Cümlelerin çapraz, hayatın dümdüz.. Beni ben yapan sendin diyosun, belli ki kendinle hiç alakan yok... Seninki aşk değil, fason üretim.. Kalbimde yerin var dedin, baktık zemin kat... Karanlık, rutubetli, üstüne bir de aidat istiyosun.. Kalbin dubleks olsa ne yazar? Ben o karanlığa girmem... Dibine kadar sevdim diyosun, iki yudumda bitirmişsin, ağzında hâlâ acı bir telve... Tüketmişsin aşkı, hâlâ fincana suç atıyosun.. Aşkın gözü kördür dedik de, seninki hem sağır hem GPS’ si bozuk.. Israrla yanlış kişiye sarılmak aşk değil, yön kaybıdır.. Kalbimi verdim diyosun, ne kutu var, ne fatura.. Ürün bozuk çıktı, servis bile bakmıyo.. Bizi sevdik diye, müşteri hizmetlerine düşürdünüz, yazıklar olsun.. Yanımda ol yeter dedin, geldik sustun.. Meğer mesele ben değilmişim, sana storylik manzara lazımmış.. Senin sevgi dediğin emek değil, uzaktan çalışma sistemi.. Her şeyi göze alırım diyosan, şu doğalgaz faturasını da göze al be gülüm.. Aşk büyük ama kombi edebiyatla dönmüyor.. Senin mevzun derin değil, sadece (suyun bulanık)..
İnsan ve Duygular
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Annenizi merkezden uzaklaştırın. Sizden onu sevmeyi bırakmanızı istemiyorum. Sizden, doğmadan önce yazdığı bir senaryoya göre yaşamayı bırakmanızı istiyorum. Onun korkuları. Onun hayal kırıklıkları. Yaşanmamış hayatı. İyi bir kız, iyi bir kadın, iyi bir gelecek tanımı. Bazılarınız otuz yaşında ve hala annenizin onaylayıp onaylamayacağına göre kararlar veriyor. Bazılarınız hala onun kabul edebileceği versiyonunuza uymak için kendinizi küçültüyor. Bazılarınız hala ona kızgın ve öfkenin sadece bir tür merkezleme olduğunu fark etmiyor. O hala referans noktası. İsyan ederken bile, onun etrafında dönüyorsunuz. Onu merkezden uzaklaştırın. O, elindekiyle elinden gelenin en iyisini yapan bir kadın. Bu onu hayatınızın yazarı yapmaz. Yazar sizsiniz. Anlamayabileceği bir şey yazın. Bu ihanet değil. Bu yetişkinliktir. Toplumun beklentilerini merkezden uzaklaştırmak. Zaman çizelgesi. Dönüm noktaları. Size şu ana kadar ne yapmış olmanız gerektiğini söyleyen görünmez müfredat. Yirmi iki yaşında üniversite diploması. Yirmi sekiz yaşında evlilik. Otuz yaşında ilk çocuk. Ev. Terfi. İstediğiniz şeylerin, istediğiniz sırayla istenmesi gerekenler. BU LİSTEYİ KİM YAZDI? Sırasız yaşanmış bir hayatın başarısız bir hayat olduğuna kim karar verdi? Kendinizi artık var olmayan bir dünya ve asla siz olmayan bir kadın için tasarlanmış bir programa göre ölçüyorsunuz. Odak noktasını değiştirin. Hayatınız gecikmiş değil. Geride kalmış da değil. Tam olarak kendi akışında ilerliyor. Ve bu sürecin güzel olup olmadığına karar verecek tek kişi SİZSİNİZ. Yaşı merkezden uzaklaştır. Panik. Geri sayım. Kadınlara değerinin bir son kullanma tarihi olduğu öğretiliyor. Yirmi beş yaşından sonraki her doğum günü bir kayıp. Saat bir silah. Kadınların, seçilme şanslarının azaldığından korktukları için istemedikleri
Substack
Sofradaki bereket Böylece adamın bol ürünü oluyordu. Bu yüzden arkadaşıyla konuşurken ona şöyle dedi: “Benim malım seninkinden daha çok; insan sayısı olarak da daha güçlüyüm.” Kehf suresi İlyas amca dedim bugüne kadar Mardinin gastronomi alanındaki ününü çok duymuş olsamda ben bu lezzeti hiç tatmamıştım ilyas amca kızım sofraya besmele ile oturalım şükür ile o zaman müminin sofrası lezzetlenir bereketini arttırır ama o bol ürün seni şımartmasın demeki benim malım çok ve yine demeki ben güçlüyüm kendini bir emanetçi bilmeyen teslimiyetçi olmayanın nimeti yerinde durmaz yok olur Sanki yemek ve sofra gökten inmiş bir şölen gibi her kaşık alışımda nimet bereketini arttırıyordu o güneydoğunun binbir zahmetle toplanan pirinç ve nohuttan yapılan lebeniye çorbası karşı konulmaz ve ne zaman mardinin tarihi sokaklarını gezecek olsanız mutlaka yiğin diyerek size tarif edeceğim tarçın ve zencefilin efsanevi buluşması kilise daha neler neler yoktuki bu mardin sofrasında sembusek irok un çorbası ve unesco damgalı badem şekerimiz süryani yahya efendide yılların komşusuydu süryani dedelerimiz afiyet olsun diyerek o o da davete icabet etmişti ve süryani çöreği getirmişti doyum olurmu böyle bir sofranın tadına diye sordu gazeteci melek ilyas amca güç ve kuvvet birlikten doğar ayrılıkta gazap birlikte rahmet vardır dua ile oturulan sofra bereket yurdudur dedi
Duygu ve Düşünce
Çalışırken 9 yaşındaki bir kızın benden ürün almak için cebindeki son 100 tlyi verip minibüs parası kalsın geri kalanını sen al demesi böyle çocuklar yetiştirin işte canım yaaa 😇
Bilimsel çıktıların iyi ve kötü yanları -(1)
İbn-i Sina der ki;“Bilim ve sanat, itibar görmediği toplumları terk eder” Bilim, herkesin yargılamadan ve sorgulamadan üstünlüğünü kabul ettiği bir olgu... bu açıdan bakılınca bilgi güçtür, kudrettir... Bilginin üretim mekanizması olan bilim gerçekten üstünlük sağlar mı ? Mesela; Atomun parçalanabileceğinin keşfi bu bilgiye sahip olanlara bir üstünlük sağlamadı mı ! Atom fiziği araştırmalarının sonucunda yapılan keşif atom bombası yapmaya sebep olmadı mı ? Teorik fizikçilerin atom teorisinin ayrıntılı bir şekilde açıklaması, 20.yüzyıl başlarından itibaren başlayan çalışmalar, 1940'ların başlarında atomun içinde hapsolmuş (potansiyel) enerjinin bir bombaya dönüştürülebileceği ve üretilebileceğinin görülmesini sağladı... 40 laboratuarda Einstein ile iki yüzden fazla bilim insanının bir kaç yıllık çalışmaları sonucu geliştirilen ve de sonunda Japonya'nın Hiroshima ve Nagasaki şehirlerine ilk atom bombası atılmasını, yüzbinlerce insanın bir anda ölümünü hem de eriyip yok olarak ölümünün sebebi bilim ve bilim adamları değil miydi ? Bu durum sadece bilimle uğraşanlara mı vebal yükler yoksa onlara destek olup alt yapıyı sağlayanlar, bilim politikalarına yön verenler de bundan sorumlu olurlar mı ? Bu durumda bilim camiasının; bilimsel çalışmalar için ihtiyaç duyduğu finans/altyapı ve yasal destekler için ülkelerin yönetimine bağlı olarak çalışmalarının gerekliliği sorgulanmalı değil midir ? Bilim adamlarının çalışmalarının motivasyonunun, vizyon ve/veya misyonunun ülkelerin yahut insanların ihtiyaçlarından bağımsız olduğunu söyleyebilir miyiz ? Ya da, küresel ölçekte bilimsel/teknolojik gelişmelerin ekosistemlerdeki dengeyi bozarak canlılar ve insan aleyhine tehdit ve risk oluşturduğunu görmezlikten gelebilir miyiz ? Araştırma sonuçları ve belgeler ile ispatlanmış