Ûs

Vladimir İlyiç'in, proletaryanın sınıf güdüsüne, yaratıcı gücüne ve tarihsel görevine sarsılmaz inancı vardı. Bu inanç, Vladimir İlyiç'te birden bire doğmamıştı; aksine, Karl Marx’ın sıfın mücadelesi kuramı üzerinde düşündüğü, Rus gerçeklerini incelediği ve eski devrimcilerin düşüncelerine karşı çıkarak, tek savaşçının kahramanlığı yerine sınıf mücadelesinin kahramanlığını ve gücünü koymayı öğrendiği uzun yıllar boyunca, büyük çabalarla yerleşmişti. Bu bilinmeyen bir güce olan kör bir inanç değil, fakat proletaryanın gücüne ve onun işçi sınıfının kurtuluşundaki tükenmez rolüne ve muazzam bilgiye, hayatın gerçeklerinin derinliğine incelenmesine dayanan, kökleri derinde bir inançtı. Petersburg proletaryası arasındaki çalışmaları, onun bu inancı, işçi sınıfının gücüyle somut bir şekilde özdeşleştirmesine yardımcı olmuştu.
Odak Yayınevi - VII. Bölüm - İkinci Kongre Sonrası (1903-1904)
Anı-Mektup-Günlük
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Güzün Cenevre'ye döndük ve şehir kenarından, merkeze daha yakın bir yere taşındık. Vladimir İlyiç, büyük bir kitaplığı ve mükemmel çalışma olanakları bulunan Société de Lecture e üye oldu. Buraya, Fransızca, Almanca ve İngilizce bir sürü gazete ve deıgi geliyordu. Çalışmak için çok elverişli bir yerdi. Derneğin uyeleri—çoğu yaşlı profesörler-kitaplığa çok seyrek geliyorlar ve Vladiınir İlyiç, yazılarını yazabileceği, bir aşağı bir yukarı dolaşabileceği, makalelerini düşünebileceği ve raflardan islediği her kitabı alabileceği bu odada yalnız başına kalıyordu. Burada, hiçbir Rus yoldaşın çıkagelip, Menşeviklerin şunu ya da bunu söylediğini, ya da falan yerde çirkin bir oyun oynadıklarını kendisine anlatamayacağından emindi. Burada, aklı başka yönlere saptırılmadan düşünebiliyordu. Ve düşünülecek o kadar çok şey vardı ki."
Odak Yayınevi - VII. Bölüm - İkinci Kongre Sonrası (1903-1904)
Anı-Mektup-Günlük
Vladimir İlyiç’le birlikte sırt çantalarımızı alarak, dağlarda bir ay sürecek bir yolculuğa çıktık. Canavar da bize katıldı ama, ’’Siz canlı bir kedinin bile bulunmadığı yerlere gitmekten hoşlanıyorsunuz, oysa benim insanlara ihtiyacını var" diyerek hemencecik vazgeçti. Gerçekten de biz, hep insanlardan nzak yerlere götüren tenha yolları seçiyorduk. Bugünden, yarın nerede olacağımızı bilmeden bir ay kadar dolaştık. Yorucu bir günün sonunda, kendimizi ölü gibi yatağa alar ve hemen uykuya dalardık.
Odak Yayınevi - VII. Bölüm - İkinci Kongre Sonrası (1903-1904)
Anı-Mektup-Günlük
"Birlik kongresinden hemen önce, kafası düşüncelerle meşgul olan Vladimir İlyiç, yolda bisikletle giderken bir tramvaya çarptı ve az kalsın bir gözünü çıkarıyordu. Kongreye rengi sapsarı ve gözü sargılı geldi. Menşevikler, Vladimir İlyiç’e amansız bir kinle saldırdılar."
Odak Yayınevi - VII. Bölüm - İkinci Kongre Sonrası (1903-1904)
Anı-Mektup-Günlük
"Vladimir İlyiç, hiçbir şey yiyemeyecek kadar tasalıydı. Londra'da tasası öylesine arttı ki, uyumayı da büsbütün bıraktı. Vladimir İlyiç, tartışmalarda öfkeli olmasına rağmen, başkanlık ederken tamamen tarafsız davranır ve rakiplerine hiçbir zaman haksızlık etmezdi. Plehanov ise pek öyle değildi. Başkan olarak kürsüde bulunduğu zaman, zekasını ortaya koymayı ve rakiplerini didiklemeyi severdi."
Odak Yayınevi - VI. Bölüm - İkinci Kongre (Temmuz - Ağustos 1903)
Anı-Mektup-Günlük