"Şehrin varoşlarında da amaçsız dolaşmayı alışkanlık haline getirmiştik. Daha çok Primrose HiII'e giderdik. Buraya yapılan yolculuk en ucuzuydu —yol parası yalnızca altı pençe tutuyordu. Tepe, hemen hemen Londra'nın bütününe —dumana bürünmüş muazzam bir bina yığını— hakimdi. Buradan parklara ve köy yollarına uzun yürüyüşler yapardık. Primrose HiII'e gitmekten hoşlanmamızın bir başka nedeni de Marx'm bulunduğu mezarlığa yakın olmasıydı. Orayı da ziyaret ederdik."
Odak Yayınevi - IV. Bölüm - Londra'daki Yaşam (1902-1903)