Ümitsizlikle boğuştuğum günlerden birindeydim. Her şey üst üste geliyordu. Emek emek kurduğum hayatım bir anda yerle bir olmuştu ve ben sanki gerçek bir enkazın altında kalmış, sahip olduğum her şeyi bir anda kaybetmiştim. Hayatım boyunca istediğim hayatı kurabilmek için türlü bedeller ödemiş, mücadele etmiş ve durmadan çabalamış biri olarak; elde ettiklerimin yeniden tuzla buz oluşu beni derin bir buhranın içine sürükledi. Kendime ciddi ciddi şu soruyu sorduğumu çok iyi hatırlıyorum: “Bu kadar yaşamaya değer olan ne var hayatta? Tam olarak ne için uğraşıyor, ne için savaşıyorum? Ben artık tasımı tarağımı toplayıp gitmek istiyorum sadece!” Bu soru zihnimden hiç çıkmadı. Hâlâ da ona tam anlamıyla bir cevap bulabilmiş değilim. Gerçekten, hayatta bu kadar yaşamaya değer olan ne var? Bunca mücadeleyi ne için veriyoruz? Ve bulduğumuz cevabın, bir gün bizi yanıltmayacağından emin miyiz? Kendime gelmeye çok ihtiyaç duyduğum günlerden birinde, arkadaşlarımdan birine mesaj atıp sohbet etmek istediğimi söyledim. Kaldığımız yurdun yemekhanesine indik ve uzun uzun konuştuk. Eğer hayatın henüz başlarında böyle bir buhrana düşmüş ve sonunda buna bir cevap bulmuşsanız, işiniz nispeten kolaydır. Fakat her şey yolundayken, bulduğunuz cevaplara sımsıkı sarılmışken, bütün kalbinizle tutunduğunuz dalı korumak için sonsuz emek vermişken ve yine de o dalın kırıldığını görmüşseniz; işte o zaman aynı sınavı ikinci kez veriyorsunuz demektir, lakin daha zor sorularla. Bu, tıpkı bir kule inşa etmeye çalışırken hayatın gelip onu defalarca yıkmasına benzer. Bir süre sonra insan tükenir ve gerçekten neden yeniden ayağa kalkmaya çalıştığını sorgulamaya başlar. Çünkü tam da o noktada şu soruyla yüzleşirsiniz: O dala sadece tutunuyor musunuz, yoksa onu tutmayı gerçekten siz mi
Duygu ve Düşünce
nedendir bilmiyorum ,anlam aradıkça anlam kaybediyor okudukça cahilleşiyor büyüdükçe daha az kendim oluyor ve bir şeyleri kaybediyor gibiyim sanki yapılan her şey sarf edilen her söz boşlukta kayboldukça ben de kayboluyorum hepimiz yavaş yavaş yok oluyoruz üstelik bunun için muhteşem bir çaba sarf ediyoruz her gün işe ,okula ,işe bişeylere insanlara kendimize ,kendimize ve topluma tapıyoruz zaman bizi eline geçirmiş sanki artık hükmedemeyiz kendimize ,zaman akıp gidiyor birileri geleceğini kazanmaktan bahsediyor birileri nasıl kazanılmayacağından bazıları yokuş aşağı nasıl salınır dan herkes bişeylerin ustası olmuş ve benim ne dediğime dair hiç bir fikrim yok basbaya rastgele yaşıyorum şu sıralar bi aralar yazdıklarıma vakit harcardım ,bişeye benzesin diye noktasını virgülü tartar doğru kelimeleri falan aradım bide o kadar uğraştık ya artık ,gözüme kusurlu gelirdi kimseye göstermezdim falan arada yazılarımı okuyanlar beğenir ,gelecekte bişeye benzer bunlar derdi içten içe kendini geliştirme umuduyla yazmaya devam ederdim bak şimdi falan dışında bir kelimeyi dahi kullanmayı bilmiyorum ne bileyim amacım neydi niye hep yazmak istedim ? bak şimdi resmen rastgele işte matematik branş denemesi çözdüm az önce su doldurmak için uzun ince soda bardağını aldım üst raftan şarj aletini de bulamadım az kalmış şarjım ,bir de acayip bir ışık almış arkadaş onu yaktım yatakta yatıyorum
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Başka Bir Evrende En Güzel Halinle Ya da En Kötü halinle...
Bazen "markete gidiyorum" demek, sadece ekmek almaya değil, kendi ruhuna sığınmaya gitmektir. Kulaklığımı takıp kapıdan çıktığım an, gökyüzü de sanki benimle birlikte derin bir nefes verdi. Bunalıma girmek için tam da sipariş edilmiş gibi harika, gri bir yağmur yağıyordu. Neşe Karaböcek’ten "Artık Sevmeyeceğim" ile başladım yürüyüşe. Ancak yağmur öyle bir şiddetlendi ki, telefonumu cebimden çıkarıp ekranına dokunmam imkansız hale geldi. YouTube Music, seni buradan kınıyorum! Islanmasın diye elimi süremediğim telefonun içinde beni tüm Neşe Karaböcek şarkılarına hapsettin. Bir taraftan yağan yağmurun ferahlığıyla gülümsüyor, bir taraftan o ağır melankoliyle sessizce ağlıyorum yağmur ve gözyaşlarım karışıyor.. Islak kaldırımlarda adımlarım hızlanırken aklıma o tuhaf düşünce düşüyor: Başka bir hayatta; en güzel halimizle ya da en kötü halimizle karşılaşmadıklarımıza... Belki de bu yürüyüş, hiç tanışmadığımız o ihtimallere bir selamdır. Yolculuğumun sonunda, market poşetleriyle içinde saçma alınmak için alınmış şeyler ile eve yöneldiğimde yağmur hızlanmıştı Neşe Abla ile başlayan o mecburi melankoli hapsi, Erkin Koray’ın "Silinmeyen Hatıralar"ı ile zirvede son buldu. Sırılsıklam olmuş bir üst baş ama tazelenmiş bir ruhla eve döndüm; bu market turu, hayatın en iyi değerlendirilmiş "bunalım" fırsatıydı.
1000Kitap
İÇİM ÇOK DOLU. .. OKUYUN LÜTFEN.
Bendeki özellikler; özellikler;1) Vicdanlıyım genelde 2) mBendekierhametli ve duygusali biriyim 3) Anlayışlıyım 4)Mutlu etmeyi severim 5) iyi biriyim, kimseye zararım dokunmadı 6)hassas yapıya sahibim 7) Cömertim 8) Sakınmam. Yani birşeyin değerini verirken 9) Bencil değilim 10) utanırın, utancım var 11) hayatta kandırmam neysem oyum dobrayım 12) dedikodu yok İntihar herkesin düşüneceği birşey değil. İç dökme notu sadece. O kadar. Ama, hiç bir şey veya hiç bir insanı affetmiyorum. Tabikide kurban rolüne yatamam. Ama, bazı insanları asla affetmem. Ama gel gelelim para isteme huyum vs. Bir huyum da para çok harcama. Bunlar acı verici şeyler. Düzellebilen belki ama yara bırakan şeyler. Ah hayat işte. Acı bazen. Kendimle mutlu olmaya çslışıyorum. Ama bazen üzülüyorum. Hayat tamam, inişli çıkışlı deriz. Ama çoğunlukla kendi seçimimizdir mutluluk veya mutsuzluk. İnsan kendi kaderini kendisi çizer çoğu kez. Şimdi ben zekiyim eyvallah, bir çok özelliğe de sahibim. Ama o saydığım huylar bir kere bile olduysa itibar yerlerde. Kendime çok kızıyorum.Bir kaç konuda affetmiyorum. Bu evet olamamsı gereken bir şey. İşte... Bir kaç dönemdir bu böyle. Herkesden her şeyden nefret ediyorum. Kendimi seviyorum ama kırgınım kızgınım. İnançlarım var. İnanıyorum Allah'a. Ama bunca şeyler üst üste gelince insan bazen umutsuzlaşıyor... İster istemez. Empatici biriyim. Empatiyi severim. Ama, her insan empatiyi haketmez. . Her şeyden ayrı bir şey söylemek isterim . Ben kendimi düzeltmediiğim sürece hiç bir şey düzelmeyecek eminim de. Keşke bazı insanlar benim anlayışlu olduğum kadar olsalardı. Karşılık demıyorum yanlış algılamayın, bari hani empati yapsalardı benim yaptığım kadar. Değişik duygular içindeyim. Daralıyorum, bazen nefesim sıkışıyor, kalbim ağrıyor vs. Hepsi stres yüzünden. Kâh
Hayat
özellikler;1) Vicdanlıyım genelde 2) mBendekierhametli ve duygusali biriyim 3) Anlayışlıyım 4)Mutlu etmeyi severim 5) iyi biriyim, kimseye zararım dokunmadı 6)hassas yapıya sahibim 7) Cömertim 8) Sakınmam. Yani birşeyin değerini verirken 9) Bencil değilim 10) utanırın, utancım var 11) hayatta kandırmam neysem oyum dobrayım 12) dedikodu yok İntihar herkesin düşüneceği birşey değil. İç dökme notu sadece. O kadar. Ama, hiç bir şey veya hiç bir insanı affetmiyorum. Tabikide kurban rolüne yatamam. Ama, bazı insanları asla affetmem. Ama gel gelelim para isteme huyum vs. Bir huyum da para çok harcama. Bunlar acı verici şeyler. Düzellebilen belki ama yara bırakan şeyler. Ah hayat işte. Acı bazen. Kendimle mutlu olmaya çslışıyorum. Ama bazen üzülüyorum. Hayat tamam, inişli çıkışlı deriz. Ama çoğunlukla kendi seçimimizdir mutluluk veya mutsuzluk. İnsan kendi kaderini kendisi çizer çoğu kez. Şimdi ben zekiyim eyvallah, bir çok özelliğe de sahibim. Ama o saydığım huylar bir kere bile olduysa itibar yerlerde. Kendime çok kızıyorum.Bir kaç konuda affetmiyorum. Bu evet olamamsı gereken bir şey. İşte... Bir kaç dönemdir bu böyle. Herkesden her şeyden nefret ediyorum. Kendimi seviyorum ama kırgınım kızgınım. İnançlarım var. İnanıyorum Allah'a. Ama bunca şeyler üst üste gelince insan bazen umutsuzlaşıyor... İster istemez. Empatici biriyim. Empatiyi severim. Ama, her insan empatiyi haketmez. . Her şeyden ayrı bir şey söylemek isterim . Ben kendimi düzeltmediiğim sürece hiç bir şey düzelmeyecek eminim de. Keşke bazı insanlar benim anlayışlu olduğum kadar olsalardı. Karşılık demıyorum yanlış algılamayın, bari hani empati yapsalardı benim yaptığım kadar. Değişik duygular içindeyim. Daralıyorum, bazen nefesim sıkışıyor, kalbim ağrıyor vs. Hepsi stres yüzünden. Kâh dünya stresi kâh
Hayat
Deevamını. özellikler;1) Vicdanlıyım genelde 2) mBendekierhametli ve duygusali biriyim 3) Anlayışlıyım 4)Mutlu etmeyi severim 5) iyi biriyim, kimseye zararım dokunmadı 6)hassas yapıya sahibim 7) Cömertim 8) Sakınmam. Yani birşeyin değerini verirken 9) Bencil değilim 10) utanırın, utancım var 11) hayatta kandırmam neysem oyum dobrayım 12) dedikodu yok İntihar herkesin düşüneceği birşey değil. İç dökme notu sadece. O kadar. Ama, hiç bir şey veya hiç bir insanı affetmiyorum. Tabikide kurban rolüne yatamam. Ama, bazı insanları asla affetmem. Ama gel gelelim para isteme huyum vs. Bir huyum da para çok harcama. Bunlar acı verici şeyler. Düzellebilen belki ama yara bırakan şeyler. Ah hayat işte. Acı bazen. Kendimle mutlu olmaya çslışıyorum. Ama bazen üzülüyorum. Hayat tamam, inişli çıkışlı deriz. Ama çoğunlukla kendi seçimimizdir mutluluk veya mutsuzluk. İnsan kendi kaderini kendisi çizer çoğu kez. Şimdi ben zekiyim eyvallah, bir çok özelliğe de sahibim. Ama o saydığım huylar bir kere bile olduysa itibar yerlerde. Kendime çok kızıyorum.Bir kaç konuda affetmiyorum. Bu evet olamamsı gereken bir şey. İşte... Bir kaç dönemdir bu böyle. Herkesden her şeyden nefret ediyorum. Kendimi seviyorum ama kırgınım kızgınım. İnançlarım var. İnanıyorum Allah'a. Ama bunca şeyler üst üste gelince insan bazen umutsuzlaşıyor... İster istemez. Empatici biriyim. Empatiyi severim. Ama, her insan empatiyi haketmez. . Her şeyden ayrı bir şey söylemek isterim . Ben kendimi düzeltmediiğim sürece hiç bir şey düzelmeyecek eminim de. Keşke bazı insanlar benim anlayışlu olduğum kadar olsalardı. Karşılık demıyorum yanlış algılamayın, bari hani empati yapsalardı benim yaptığım kadar. Değişik duygular içindeyim. Daralıyorum, bazen nefesim sıkışıyor, kalbim ağrıyor vs. Hepsi stres yüzünden. Kâh dünya