jonathan moore

jonathan moore
@ustalyipapa
saha araştırmacısı, yazar, düşün emekçisi, fütürist
9/10
·128 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 12:12
kitabı yeni bitirdim ve bitirir bitirmez sıcağı sıcağına yorumumu yazmak istedim. öncelikle şunu söylemeliyim ki uzak doğunun sapkınlığı yanında batının sapkınlığı çocuk oyuncağı gibi. japonlar sapkınlıkta ayrı bir boyutta diğer uzak doğu ülkelerine kıyasla diye düşünüyorum, yoksa telefon sessizde olsa bile fotoğraf çekerken ses çıkması özelliğini yazılımlara neden eklesinler ki dimi? kitabın ilk bölümü ikinci bölümüne kıyasla yavan geldi bana ama ikinci bölümü soluksuz okudum ve o bahsettiğim sapkınlık hissini başarıyla aksettirdi. kadın erkek ilişkilerine dair dramatik hikaye ve biraz polisiye, hafif de gerilim sosuyla bezenmiş bir kitap arayanlar için çerezlik, hoş vakit geçirilecek bir kitap. beğendim.
Şeytanın ÇırağıŞiro Hamao · İthaki Yayınları · 20249,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ışık ışıktır görene, ışıktan köre ne
Puan vermedi·368 syf.··
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 23:47
ismi zaten zihinlerde bir sürü çağrışım yaptırıyor ve yazar da bu eserinde körlük kavramına ironik anlamlar yükleyip okuyucunun zihninde şimşek çaktırmaya çalışmış. birdenbire kör olan insanlar var. bu insanların bir adı yok. zaten isimlerinin olmasının bir anlamı da yok. meslekleri, fiziksel özellikleri, yaşları, cinsiyetleri üzerinden devam ediyor konu. fakat kör olmayan bir tek kişi var o da bir kadın, kör olan göz doktorunun karısı. körleri iyileştiremeyen bir göz doktoru. ironiye gel hahaha. körün ilacı olsa kendi gözüne sürer nitekim doktor da süremiyor. bu körlük bildiğimiz körlükten farklı olarak simsiyah bir perde değil, bembeyaz bir perde iniyor. gözleri gören kadın sanki yuvayı dişi kuşun yapması gibi zamanla karantinada kendi ailesi gibi olduğu diğer birkaç körü toplayıp çekirdek ailesine merhamet kanatlarıyla kol kanat geriyor. belki de gözleri görmesinin sebebi bu: merhamet. ayrıca zor koşullarda insanların ne kadar canileşebileceğini, ahlaki değerlerin nasıl da yemek yemek gibi hayvani bir ihtiyacın karşısında tuzla buz olabileceğini görüyoruz bu kitapta. dikkatimi çeken bir diğer imge de kitapta bir kiliseye uğradıklarında bütün ikonaların, bütün kutsal resimlerin gözlerinin bağlı veya boyanmış olmasıydı. insanlar “gören bir göz” yokluğunda hırsızlık, yalan, tecavüz, öldürme gibi büyük günahların kolaylıkla işleyebiliyor. özetle, ismet özel’e atıfla “insanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır” cümlesini “insanlar hangi dünyaya gözünü dört açmışsa öbürüne kör” diyerek tamamlıyorum.
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015131,8bin okunma
Pornografinin zararları
Puan vermedi·216 syf.··
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 02:19
"mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. bu onlar için daha arındırıcıdır. şüphesiz allah, onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. (dışarıda kalan) görünür kısımlar müstesna, ziynetlerini teşhir etmesinler..." [nur suresi 30. ve 31. ayetler] "ademoğluna zinadan nasibi yazılmıştır. çaresiz buna erişecektir. gözlerin zinası (şehvetle) bakmaktır, kulakların zinası (hevesle) dinlemektir, dilin zinası (şehvetle) konuşmaktır, elin zinası (şehvetle) tutmaktır, ayağın zinası (şehvetle) yürümektir. kalp ise heves eder, diler. üreme organı ise bunu ya doğrular ya da yalanlar." [buhârî, isti'zân 12] bu güzel hatırlatmaların olduğu girişi yaptıktan sonra kitaptan bahsedecek olursak; kitap adından da anlaşılacağı üzere porno izlemenin, pornografik görüntülere maruz kalmanın bedenimizin en onemli organı olan ve bedenimizi yöneten beynimize olan kötü etkilerini bilimsel açıdan ele alıyor. kitaba başlarken yazar birtakım çalısmalara atıfta bulunuyor, şöyle ki: “genç erkeklerin (15 ila 29 yaş arası) tamamı ve genç kadınların da %82’si porno izlemiş olduğunu bildirmekteydi. ayrıca, erkeklerin %69’unun ve kadınların %23’ünün 13 yaşında veya daha küçük yaşta porno izliyor, ilk defa porno izleme yaşı düşmeye devam ediyordu” ve yine, “2008 yılındaki araştırmada (%5,2) günlük olarak porno izleme durumu nadirdi, ancak 2011 yılında ergenlerin yüzde 13’ten fazlası neredeyse her gün porno izliyordu. 2017’de erkeklerin yüzde 39’u ve kadınların yüzde 4'ü (15-29 yaş arası), genellikle akıllı telefonlarından günlük olarak porno seyrediyordu.” bu alıntılardan anlıyoruz ki porno izlemek sadece erkeklere has bir durum degil, kadınlar da buna maruz kalıyor.
Pornodaki BeyninizGary Wilson · Cıss Kitap · 202238 okunma
Hafıza Polisi
4/10
·257 syf.··
2024 21. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 23:23
hiç bu kadar bir şey anlatmayan bir kitap okuduğumu daha önce hatırlamıyorum. yazar sanki günlük yazmış da biz de her gün onun başına gelenleri okuyormuşuz gibi hissettirdi. konu dağınık, olay nerede başlıyor nerede bitiyor havada kalmış. güzel bir distopik kitap olacakken harcanan bir hikayeyle karşılaştım. 1 puanı yazar japon olduğu için, 1 puanı uğraşıp kağıda döktüğü için, 1 puanı çeviri yapanlar hatırına, diğer 1 puanı da kitap haline getirip basım ve dağıtımını yapan emekçiler için verdim.
Kitap İncelemesi
The Memory Police : A NovelYoko Ogawa · Random House · 2020356 okunma
hem bir aşk hikayesi hem de modern bir destan
Puan vermedi·490 syf.··
2024 18. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2024 01:05
"𝑏𝑒𝑛 𝑏𝑢 𝑎𝑙𝑒𝑚𝑑𝑒 𝑒𝑛 𝑐̧𝑜𝑘 𝑟𝑎𝑦𝑖ℎ𝑎'𝑦ı 𝑠𝑒𝑣𝑑𝑖𝑚," 𝑑𝑒𝑑𝑖 𝑚𝑒𝑣𝑙𝑢̈𝑡 𝑘𝑒𝑛𝑑𝑖 𝑘𝑒𝑛𝑑𝑖𝑛𝑒. ekşi sözlükte entry girer tarzda bir cümle yazmadan önce bir örnek vererek giriş yapacağım. yugoslavya dağıldıktan sonra türkiye’ye göçen arnavutların s…’den b…’ye göçen babamın dükkanına başlarda kızlarını bile alışverişe göndermediklerini, güven oluştuktan sonra göndermeye başladıklarını babamdan işitmiştim. kitabı okudukça ara ara bu hatıra belirdi kafamda. kitapta da önce gelenin sonra gelene karşı şüpheli ve bölgesini koruyan bir tavır takındığını hatta benimsemeyip barındırmak istemediğini, istanbul’un on yıllar içinde sürekli değişip büyürken hangi aşamalardan geçtiğini politikaya da değinerek müthiş bir şekilde anlatmış yazar. toplumu anlamadığı, oryantalist olduğu, nobel ödülünü ülkeyi kötülediği için aldığı söylendiği ve “poğaçacı” dedi diye eleştirildiği halde ben yazarın kalemini çok beğeniyorum ve bu toprakların insanını abartısız söylüyorum ahmet hamdi tanpınar kadar başarılı yazdığını düşünüyorum. baş karakterlerimiz mevlüt ve rayiha’nın hikayesi etrafında istanbul’un hikayesi daha güzel yazılamazdı…
Orhan Pamuk
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma