Ne seni anlamaya yetti zaman Ne beni anlamana Dereden tepeden konuştuk Havadan, sudan, giyimden, kuşamdan Ölümden, yaşamdan Bir olmaktan, ayrılıktan, yalnızlıktan, kalabalıktan Filmlerden, kitaplardan, mutluluktan, göz yaşından Evlerin iç dünyasından söz ettik Bu dünyayla, başkalarının dünyasıydı o uzun uzun anlattıklarımız Bir de dost arkadaş muhabbetleri... Kendi dünyamızdan söz etmedik hiç! Başımı alıp dağlara çıkacağım Avazım çıktığı kadar haykıracağım Dağlar taşlar yıkanacak göz yaşlarımda Beni onlar anlayacak derken... Ben sen anla diyordum aslında Baktın öylece... Anlayamadın... Teselli edecek sözler aradın Çığlığı duyamadın Sunkun olduğum günlerde yüreğimin neden buz tuttuğunu düşünmedin hiç! Girip göz bebeklerinden bana bakmaya zaman mı yoktu, yürek mi Bilmiyorum... Dr. Metin Vural ~Üşüyorum
1000Kitap
Canım sıkılıyor Terastayım; sigara, bira Ve sadece seni yazdığım kağıt, kalem Fenayım ben, aşktan anlamayana vebayım Ve sen hariç tüm aşıklara devayım ben! Bu manzarada yokluğundaki ilk Kasım Üşüyorum üstümde sensizlik hırkası Ve bu gece başım çatlayacak gibi Merak etme kötü olsam da bur'dan atlayacak değilim
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bütün umutlarım senin olsun şair, ben artık ölmek istiyorum...
Bilsen nasıl üşüyorum, Al şu ellerimi ısıt biraz Ya da al götür bu soğukları Bu yağmurları Görmüyor musun beni öldürecekler artık Beni öldürecekler diyorum sana Geçmiş gelecek bütün yıllarım Bütün umutlarım senin olsun al
seni, anlatabilmek seni. iyi çocuklara, kahramanlara. seni anlatabilmek seni, namussuza, halden bilmeze, kahpe yalana. ard arda kaç zemheri, kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. dışarda gürül gürül akan bir dünya... bir ben uyumadım, kaç leylim bahar, hasretinden prangalar eskittim. saçlarına kan gülleri takayım, bir o yana bir bu yana... seni bağırabilsem seni, dipsiz kuyulara, akan yıldıza, bir kibrit çöpüne varana, okyanusun en ıssız dalgasına düşmüş bir kibrit çöpüne. yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, yitirmiş öpücükleri, payı yok, apansız inen akşamlardan, bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene, seni anlatabilsem seni... yokluğun, cehennemin öbür adıdır. üşüyorum, kapama gözlerini...
Bugün kötüyüm Hava kasvetli ve yağmurlu Aylardan haziran oysa Güneşin doğmasını beklerken Bir rüzgar sızıyor penceremden soğuk odama... " Üşüyorum " diyebilsem keşke Keşke büyümek bu kadar zor olmasa Haziran 2026
Hislerim
Kırıklar
Aptallık ediyorum bazen, Senin için üşüyorum ve yanıyorum. "Gerçek değil, bu kadar büyük değil" diyorum kendime; Söylemiş, yapmış olamazsın. Üstüne basamazsın kırıkların bu kadar; Tuz serpip limon sıkamazsın. Dileklerimin hepsini yalanlara ithafen söylüyorum; Kâbusların gerçekliğine, Rüyaların yalanlığına... Bekliyorum, "sondu" diyorum. Sonra sonsuzlaşıyor sözcükler; Durgunlaşıyor ve asla yerini bulamıyor. Kırıklar alıyor yerini; Beklentiler, suçluluklar... Kırıklar kalıyor geriye.