Eski nesil türkçe rap yapıyorum işte nakarat...
Zaman geriye sayıyor, bitti bu lanet roman... Gölgelere karıştım, bedenimi sarmış duman. Kanatlanıp uçurumdan, boşluğa düşüyorum! Cehennemin ortasında, titreyip üşüyorum! Kesildi bak nefesim, kanla doldu ciğerim! Bırakın öleyim burda, kalmadı hiç değerim
Üşüyorum
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum Gözlerim parke parke taş duvarlarda Açılıyor hayal pencerelerim Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum Kekik kokulu koyaklardan aşarak Güvercinler ülkesinde dolaşıyor Bir çeşme başı arıyorum Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp Mis gibi nane kokuları arasında Ruhumu dinlemek istiyorum Zikre dalmış her şey Güne gülümserken papatyalar Dualar gibi yükselir ümitlerim Güneşle kol kola kırlarda koşarak Siz peygamber çiçekleri toplarken Ben çeşme başında uzanmak istiyorum Huzur dolu içimde Ben sonsuzluğu düşünüyorum Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum.. (M. YAZICIOĞLU)
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir acıyla karşılaştım bugün, uğunuyorum Sanki erini savaşta yitirmiş, kucağında bebeğiyle kalan bir gazi anne gibi, hayatla boğuşuyorum Üzerine her an basılacak, yağmur görmemiş ekin gibi titriyorum Doğruluyorum bir vakit, çevreme bakıyorum Bu çağda doğan yaşıtlarımla karşılaşıyorum, Kaçıyorum... Midemde acının tepinmeleri, göğsümde kırgınlığın titremeleri Yaz günü güneş altında galiba ben üşüyorum İhaneti tadıyorum, ağlamak mı istiyorum? Ağlayamıyorum, alışıyorum... Yaşıyorum / tekrar dirileceğim güne kadar ölmeyi savunuyorum... Mazlum Şah
Ne seni anlamaya yetti zaman Ne beni anlamana Dereden tepeden konuştuk Havadan, sudan, giyimden, kuşamdan Ölümden, yaşamdan Bir olmaktan, ayrılıktan, yalnızlıktan, kalabalıktan Filmlerden, kitaplardan, mutluluktan, göz yaşından Evlerin iç dünyasından söz ettik Bu dünyayla, başkalarının dünyasıydı o uzun uzun anlattıklarımız Bir de dost arkadaş muhabbetleri... Kendi dünyamızdan söz etmedik hiç! Başımı alıp dağlara çıkacağım Avazım çıktığı kadar haykıracağım Dağlar taşlar yıkanacak göz yaşlarımda Beni onlar anlayacak derken... Ben sen anla diyordum aslında Baktın öylece... Anlayamadın... Teselli edecek sözler aradın Çığlığı duyamadın Sunkun olduğum günlerde yüreğimin neden buz tuttuğunu düşünmedin hiç! Girip göz bebeklerinden bana bakmaya zaman mı yoktu, yürek mi Bilmiyorum... Dr. Metin Vural ~Üşüyorum
1000Kitap
Canım sıkılıyor Terastayım; sigara, bira Ve sadece seni yazdığım kağıt, kalem Fenayım ben, aşktan anlamayana vebayım Ve sen hariç tüm aşıklara devayım ben! Bu manzarada yokluğundaki ilk Kasım Üşüyorum üstümde sensizlik hırkası Ve bu gece başım çatlayacak gibi Merak etme kötü olsam da bur'dan atlayacak değilim
Bütün umutlarım senin olsun şair, ben artık ölmek istiyorum...
Bilsen nasıl üşüyorum, Al şu ellerimi ısıt biraz Ya da al götür bu soğukları Bu yağmurları Görmüyor musun beni öldürecekler artık Beni öldürecekler diyorum sana Geçmiş gelecek bütün yıllarım Bütün umutlarım senin olsun al