Erzurum Kongresi'nin toplandığı gün, Vakit gazetesinde geleceğe yönelik bir tartışmanın manşeti vardı. ''Aya seyahat kabil midir ?'' diye başlık atmışlardı... Başlığın hemen altında ''değildir'' diye cevabı da vardı!
Yaşadığı dönemi bile kavrayamayan saray basınının, elbette yarınlara dair sağlıklı öngörüde bulunabilmesi imkansızdı.
Fevzi Çakmak yıllar sonra şöyle tarif edecekti...
'' Eğer o günlerde bir tayyareden memlekete bakarsanız, yer yer yanan ateşler görürdünüz, bunlar ışıldayan çoban ateşleriydi, hepsini birleştirecek alev lazımdı, işte o da Mustafa Kemal'in meşalesiydi! ''
'' Vatan topraklarını işgalcilere sınırsız şekilde açmakta sakınca görmeyen zihniyet, kadınların saçının telini açmasına deli oluyordu.
Düşman postalı dış tehdit değildi.
Kadın saçı iç tehditti! ''