"Yarım kalmış, gerçekleştirilmemiş hayallerimin hüznünü yaşıyordum." cümlesini kurduğu kitabı bitiremeden hayata veda etmiş sanki öleceğini tahmin etmiş gibi. Önceden Oğuz Atay okumamış insanlar için kusursuz bir başlangıç kitabı. Eğer yazarı okumak istiyorsanız bu kitapla başlamanızı öneririm.
Türk Edebiyatı'nın Oğuz Atay'dan sonra bittiğini düşünen biri olduğum için, yazarın benim için önemi büyük. Şu ana kadar beş kitabını okudum ve bu hesapta ikinci kitap olarak Eylembilim'i yorumlamaya karar verdim. Eylembilim'in çok farklı bir yanı var. Oğuz Atay
bu kitabı tamamlayamadan hayata gözlerini yummuş. İnsan ister istemez "acaba bu kadar genç ölmeseydi daha nasıl eserler çıkarırdı" diye düşünüyor. Bu eserin de sonunu bilmiyoruz fakat yine de kalitesi ilk sayfadan itibaren varlığını gösteriyor. Zaten Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar gibi eserleri çıkardıktan sonra, bu ustaca yazılmış kitaplardan da kazandığı tecrübeyle kötü bir kitap yazma ihtimali olmadığını tahmin edebilirsiniz.
Kitap 70'lerde ülke genelinde ama genellikle üniversitelerde olan siyasi çatışmaları ele almış. Tabii bunu Oğuz Atay kendisine özgü mizahi diliyle anlatmış. Üniversitelerin eğitim kadrolarındaki eksiklik ve haksız kazanılmış makam koltuklarını da fazlasıyla eleştirmiş. Bu durum günümüzde de farklı değil sanki? Oğuz Atay yıllar önce eleştirmiş ama pek bir şey değişmemiş gibi. Ayrıca abartıya kaçılmadan, ağızda güzel bir tat bırakacak kadar kara mizah da yapılmış. Yarım kalmış, incecik bir eserde bu kadar şeye değinmek ve konu bütünlüğünden çıkmamak da yine yazarın üst düzey kalitesini ortaya koymuş.