Socrates: Her erkek evlenmeli, karınız iyiyse mutlu olursunuz, değilse filozof olursunuz.
Şöhretli olmak alzheimer olmak gibidir, herkes sizi tanır, siz kimseyi tanımazsınız.
İnsan ömrünün en kıymetli dönemi mektep yıllarında geçiyor.
Oyunculuk yapan birinin kendini gösterebileceği alanlar belli. Mesela sinemada oynamanın tadı başka. Kendini dev gibi perdede görüyorsun. Üç ayda yaptığın işi, koca salonda yüzlerce insanla yüz yirmi beş dakikada izliyorsun. Sonra o film vizyondan çekiliyor. Televizyonlarda yayınlanıyor ve devamında internette yerini alıyor. İstediğin zaman da altını ısıtıp yemeği ateşe koyabilirsin. Eskiden oynadığın TV dizileri için de aynı şey söz konusu tabii ama tiyatro öyle değil. Her akşam yeniden, yeniden oynuyorsun. O gece sahnede ne oluyorsa, ne yaşanıyorsa sadece oynayanlar ve izleyenler arasında geçiyor. Perde kapandıktan sonra güzel bir akşam yemeğini bitirip sofrayı topluyorsun. Ertesi akşam yine aynı kalitede yemek yapmanın sorumluluğu var. Oynadığın her gece yeniden sınava giriyorsun.
"Sinema konservedir, aynı standartta binlerce çoğaltabilirsin. Tiyatro ise taze yemektir. Sadece o gece yapılır, o gece gelen misafirlere ikram edilir."
"Mal da yalan, mülk de yalan. Kefenin cebi yok. Hayatta hep para para para nereye kadar? Er ya da geç emrihak vaki olunca götümüze 250 gr pamuğu tıkacaklar. Paralar tabuta sığmıyor efendi!"