Guy Fawkes

Guy Fawkes
İstanbul
177 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2018 46. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2018 22:06
HAYAT MI EDEBİYATTAN BÜYÜK YOKSA EDEBİYAT MI HAYATTAN BÜYÜK ? Yakın zamana kadar hayatın edebiyattan büyük olduğunu düşünürdüm, bir süredir tam tersini düşünüyorum. Edebiyat hayattan büyük.. Bu muhteşem kitap da bu düşüncemi iyice pekiştirdi. Eğer sustuklarımız, söylediklerimizden daha kıymetli ve bizi daha çok anlatıyorsa edebiyat hayattan büyük demektir. Belki bir yanılgı bu, belki de bir yenilgi.. Edebiyat neydi? Kırgın insanların son tesellisi mi, sığındığı son liman mı? Tatar Çölü neydi, neresiydi,var mıydı yok muydu? Hayat mıydı,dünya mıydı ,düş müydü ,rüya mıydı?İnsanlarla kavga etmek yerine kendinle kavga etmek, sonra kendinle olan kavgayı da bırakmak mıydı? Kavgasız yaşanır mıydı, nasıl yaşanırdı? “Zamanı çıplak gözlerle görebilenin dünyadan dışarılara ilk kez bakması gibi biraz şeydi” Zaman mı bizim içimizden geçiyordu yoksa biz mi zamanın içinden? İnsan daha da mutsuz olmamak için belirli bir mutsuzluğu seçebilir miydi? Gerçeklikle bağı ne kadar zayıflasa da insanın, akşam olunca evine giden yolu bulabilmesi mucize değilse neydi? İnsan tutunduğu dallarını, kendi bindiği dallarını kendisi mi kesiyordu? Yoksa görünmeyen testereler mi atanmıştı bu görev için? İnsan başka hiçbir şeye muhtaç değilse bile, bir aldanışa ve bir teselliye mi muhtaçtı? Bazen küçük bir an için ömür bile verilir miydi? “İnsan, insandır.” demişti Shakespeare. Sustum..
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Guy Fawkes
İnsan daha da mutsuz olmamak için belirli bir mutsuzluğu seçebilir miydi?.. Harika.. elinize saglık :)
Reklam
8/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2018 43. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2018 16:55
Avareliğinde kaybolduğum bi' başkarakter oldu Renée; tüm yaşayışında geçmişin acısını mağrur, gururlu, samimice taşıyan ve derin bi' bağımsızlık, özgürlük fikriyle devinen. Renée'nin aşkının ardında koskoca bi' anılar sandığı var. Bu sandıksa hüzün ve acıyla dolu. Tüm yeniliklere atılan ilk adım önce tek çünküsü unutamayış olan bu "anılar sandığı" tarafından sınanıyor. İşte böylece tanışıyor Renée, Max'le. Tüm tereddütüne rağmen Max'ın diretisine, gözü körlüğüne zamanla dayanamayıp, direncini yıkarak ona aşık oluyor. Zaman içinde Renée mesleği gereği kendi evinden ve Max'ten kırk günlüğüne ayrılmak durumunda kalıyor. Fakat bu kırk gün ne bildik ne gerçek bi' ayrılık oluyor onun için... Zaman bi' realize aracıdır, sallar kişiyi. Kendine gel uyarısını verir ve bunu en iyi "kişi kendi başına" olduğunda hissettirir çünkü kişi, insanların, toplumun içindeyken hep bi' yönlendirim halindedir. Fikirleri her ne kadar kendisininmiş gibi görünse de hep çevreden etkilenmiş haldedir. İşte Renee, turneye çıktığında kendi başınayken yavaş yavaş zamanın onu dürtmesiyle kendi içine yöneliyor ve düşünüyor; bu aşk mı, yaşadığı? Tüm o geçmişin ürkek, sürüngen hisleri ortaya çıkıyor ve onu sorguluyor. Acın yetmedi mi senin, neye umutlusun, yeni bi' aşk için yeni heves gerekiyor oysa sen geçmişi sindirebilmiş değilsin daha...Özgürlüğünü yeni birisiyle yitirerek, hüznünü perçinleyerek tekrar mı acı çekmek istiyorsun? Okurken harika betimlemelerle, uçsuz, pastel nice ifadelerle karşılaştığım bu kitap benim için farklı, sorgulayıcı sayfalarla doluydu. Sürüncemeli aşkın, aslında hiç de "geçmemiş" olan geçmişin kişiyi nasıl etkilediğine dair, özgün bi' kitap Avare Kadın... "...Bu acının dışında, eskiden nasılsam gene öyle değil miyim? Yani özgür, korkunç denecek kadar yalnız ve özgür?"
Avare KadınColette · Can Yayınları · 199257 okunma
Guy Fawkes
Çünkü kişi, insanların toplumun içindeyken hep bi' yönlendirim halindedir.. Harika Meltem.. eline sağlık :)
Kim olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen mümkün değildir.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Guy Fawkes
Mantıklı👍🏻😃
SOSYOLOJİ KAFA NE ANLATIYOR?
9/10
·304 syf.··
2018 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2018 02:07
Toplum yapısı ve dinamiklerine olan merakım beni sosyoloji okumalarına yöneltti doğruca. Önceden Bauman’ın Modernite, Kapitalizm, Sosyalizm isimli kitabıyla küçük bir giriş yapmıştım ancak bu kitap benim gözümde daha güzel bir açılış oldu. Bu tabi ki Bauman’ın kötülüğünden değil, benim bu konudaki acemiliğimden. Sosyoloji Kafa, sosyolojiye giriş yapmak isteyenler için harika bir kitap, bunu rahatlıkla söyleyebilirim, aynı zamanda bir roman şeklinde anlatımıyla okuyucunun ilgisini taze tutarak sizi asıl konulardan da koparmadan, yani roman kahramanımızın olaylarıyla okuyucuya arada bir nefes olacak şekilde ilerliyor. Özellikle yeni başlayan birisi olarak kitabın bu özelliğini çok sevdim. Kitap başta sosyoloji nedir, ne değildir, sosyolojiden beklentilerimiz nelerdir, sosyoloji bilmek bize neler katar bunu basitçe açıklamaya çalışıyor. Buradan anlıyoruz ki hayata sosyoloji bakıp düşünmekle insan topluma daha bir kuşkuyla yaklaşıyor, aslında biliyor gibi gördüğümüz ancak asıl nedenin farkında olmadığımız birçok olayı bilmedikleştirerek toplumun güzel bir analizi yapıyor, tabi ki bunu yaparken sorulamayan sorular sorup gündelik hayatlarımızı bıçak altına alıyor, sessiz ve normal(!) rutinlerimizi bozuyor, peki böyle yapmasından memnun oluyor muyuz? Evet. Neden? Çünkü toplum yaşamına sadece gözlerimizle değil, manevi bir bakış ile de bakabilmeyi sağlıyor. Sosyolojinin bir bilim dalı olarak kuruluşundan itibaren geçtiği aşamalardan, sosyoloji dendiğinde akla gelecek birçok bilim insanını anlatarak onların sosyolojiye farklı yaklaşımlarından bahsediyor. Öyle ya konumuz insan, tabi ki birçok görüş ortada oluyor haliyle. İnsanı konu alan her konu tabi ki sosyolojinin kapsamına girebiliyor, ancak yazar daha çok kültür, modern-postmodern toplum yapısı, siyaset, güç ilişkileri,
Sosyolojik KafaMevlüt Özben · Phoenix Yayınları · 2017162 okunma
Mustafa Diyar isimli okura yanıt verildi
Guy Fawkes
Yavaş yavaş inşallah yardımlarınızla :)