10/10
·249 syf.··
2025 9. kitabı
Başka bir toplum düzeni mümkün mü? sorusunu büyük bir doygunlukla cevaplıyor yazarımız. Kendi hayatıyla yazdığı kitap arasında büyük çelişkiler olsa da yaşadığı dönemdeki yanlışları görüp farkındalıkla bunları kaleme almış olması bile övgüye değer. Yaklaşık 500 yıl önce yazılmış olması ve hâlâ güncelliğini koruması; bu toplum düzenine yaklaşmak yerine ‘dünyaca’ giderek uzaklaştığımızı yaşayıp görmek acı verici. Kitabın incelemesiyle birlikte yayımlanması çok yerinde olmuş. Dileyen okur ve çok şey kazanır üstelik bunu da canım Mina Urgan’ın kaleminden okumak ayrı bir mutluluk oldu. Kulağınıza sürekli gelen ve okumak için beklettiğiniz bu kitabı bir an önce okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar. Thomas More Utopia
Alıntı
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
9/10
·249 syf.··
2025 51. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 00:12
Ütopyaların yazılış amaçları yönetim ve yöneticilerle doğrudan bağlantılıdır. Hatta ütopyalar için yönetim karşıtlığının yansımasıdır denilebilir. Bu durumda dönemlerinin yönetim biçimleri iyi olsaydı ütopyalar ortaya çıkabilirmiydi? sorusunu sormamız gerekir. Buna göre toplumun içinde bulunduğu şartlar, ihtiyaç duyulan şeylere insanları yöneltmektedir. Bir başka anlatımla ütopyalar, toplumsal gerçekliğe ve onun gelecek üzerindeki yansımasına bakmaktan kaçınmayan eleştirel bir girişimin ifadesidir. Devrinin yönetim biçiminden haz duymayan ve bunalan filozoflar, tasarladıkları yönetim biçimini ve devlet modelini yazıya geçirmişlerdir. İşte ütopyalar da bu şekilde vücut bulmuştur. Düşünce tarihinin belli başlı ütopyaları ideal ‘Devlet’iyle Platon, ‘Ütopya’sıyla Thomas More, ‘Güneş Ülkesi’yle Tommaso Campanella, ‘Yeni Atlantis’iyle Francis Bacon tarafından ortaya konulmuştur. Ütopya 15-16’ıncı yüzyıllarda İngiliz toplumunun sosyal, ekonomik ve siyasal yaşamını aksettiren ve eleştiren bir bölümle başlar. İngiltere’nin bu dönemde içinde bulunduğu koşullar hiç de iç açıcı değildir. 15 inci yüzyılın ikinci yarısındaki iç savaşlar ülkeyi kana bulamış ve yoksullaştırmıştır. Bu savaşlar başkaldıranların korkunç bir kırımı ile sona ermiştir. Thomas More’un yaşadığı bu dönemde de durum henüz düzelmemiştir. More’un yaşadığı dönemde İngiltere, Lord’ların zenginlik ve ihtişam içerisinde, bunun aksine, halkın fakirlik ve sefalet içinde yaşadığı bir durumdaydı. Güçlü zenginler güçsüz fakirlerin bütün mal ve emeklerini sonuna kadar sömürüyorlardı. Buna karşın halk, hukuk dışı yollara sapıp, hırsızlık, yankesiilik vb. yapıyordu. Ya açlıktan ya da suç işledikleri için öleceklerdi. Böylesine kötü bir ortamda, adalet mekanizmasının başı olan ve Kralın baş danışmanlığına kadar yükselen
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 103. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2025 03:51
Karamsarlığı ile ün salmış Schopenhauer. Peki, kime göre karamsar? Yaşamanın verdiği acıları dile getirmek mi karamsarlık ya da kötülükleri görmezden gelmek mi. *Schopenhauer bütün bu sözüm ona karamsarlığıyla birlikte yaşamın anlam kazanacağını söylüyor. Ama bu yaşamın mutluluk kazandıracağını ise asla. *Dünyada mutluluğu aramanın beyhude bir çaba olduğunu, dünyaya geliş amacının mutluluk olmadığını ise her sayfasında haykırıyor. * Aslında realıst olmak gerekırse Schopenhauer. gibi hayatın mutlak olarak acı ıle hayatın anlam kazanacagını dusunmek dogru cunku ınsan dogarken aglayarak gelmıs dunyaya mutluluk sahtedır acı ıse gercekdır. Zaten surekli mutlulugu arzulayan hayal kirikligina ugrar bu hayat zaten zorluklarla dolu kaybedersen uzuleceksin her zaman kazanamazsin. "Varsayalım insan soyu kaldırılıp her şeyin kendiliğinden gelişip olgunlaştığı, sütlerin balların yerden kaynadığı, yiyeceklerin dallarından koparılmayı beklediği, herkesin gönlünden geçirdiğini hiç vakit kaybetmeksizin önünde bulduğu ve elde etmekte hiç güçlükle karşılaşmadığı Utopia ülkesine götürüldü; o zaman ne yapardı bu insanlar? Ya can sıkıntısından ölürlerdi, ya kendilerini asarlardı ya da olmadı birbirlerine düşerler, kavga dövüş birbirlerini boğup öldürürlerdi." insan yapisi geregi bencildir ve egoisttir der Thomas Hobbes. Boyle bir utopik bir adada herseyin sinirsiz ulasimda oldugu bir yerde bencil olan insan once bunalima girer cunku egoistlik yapip kiskanclik yapamayacagi icin. Sozun ozu aci insani kendine getirir surekli mutluluk ise insani hayal aleminde yasatir.
-İnceleme Dünya Klasikleri Felsefe-Düşünce
Hayatın AnlamıArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20103,843 okunma
Puan vermedi·249 syf.·
2025 80. kitabı
Thomas More un 1516 yılında kaleme aldığı " Utopia ’sını yazdığından beşyüz yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hala daha iyi bir dünya hayali ile güncelliğini koruyor. Yazar’ın Ütopya’sı da hiç var olmayan hayali bir adada geçiyor. Toplumunda zengin-fakir ayrımı yok, özel mülkiyetin yok, herkes eşit, kimse kimsenin malına göz dikmiyor. Ve suç oranı da neredeyse sıfıra inmiş durumda. Mahkumlar hep müspet geçen süreçten sonra topluma kazandırılıyor. Böyle bir ada ve herkes refah ve mutluluk içinde yaşıyor. Ütopya (hiç bir yer) ile daha adil bir dünya hayalini kurdurması düşünceleriyle yeni adalara yelken açtırıyor. Bu "Ütopya"yı okumanın en keyifli yanlarından biri olacaktır.
Düşünce
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
Kallokain distopyasındayız…
8/10
·200 syf.··
2025 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 04:14
En son yarım bıraktığım kitap hiç benim zevk aldığım bir yazı stiline sahip değildi. Ve bazen bir kitabı yarım bırakmak düşüncesi hoşuma gitmiyor. İki sene de sürse bitirmeliymişim gibi düşünüyorum;). Bu yüzden çok uzun süre kitap okuyamadım ve tekrar okumaya dönmek için elime aldığım Thomas More’un Utopia kitabını betimleme çok olduğu için tam bitirmiş değilim. Ama okuduğum kadarıyla Utopia’yı bu distopyanın ön sözünde söylendiği gibi hissetmiştim: “Distopyadan önce ütopya vardı. Bugün artık ikisinin iç içe geçmiş kavramlar olduğunu biliyoruz. Birinin ütopyasının, başkasının distopyası olduğunu görüyoruz.” Syf7 Ütopia’da anlatılan düzenin çok güzel işlediği ve suçun neredeyse hiç olmadığı, insanların gösterişi sevmediği; altın, mücevher ve paranın önemi olmadığı ülke tasviri, hayal ettiğim zaman benim için çok da yaşanılır bir yer gelmedi. Sıkılacağımı, zevkli bir hayat geçiremeyeceğimi ve ordaki insanların mutlu olabileceği düşüncesinin gerçekçiliği olmadığını düşündüm. Çünkü insan mutsuzluğu yaşamadıysa mutluluğun ne olduğunu bilemez. Kimsenin suç işlemediği dünyada erdemli olmanın bi önemi olmaz. Yalan söylemeyenin olduğu yerde doğru söylemek önem taşımaz. Düzene, ahlaka uymayan; hatalı, kötü niyetli yani geniş anlamla ifade edersek eksikleri herkes tarafından görülebilen insanların olmadığı bir dünyada bugün değer olarak gördüğümüz her türlü erdem sıradanlaşacağı için insanda zevk alma duygusu tatmin edebilir boyutta olamaz. Ne kadar yeri geldiğinde neden var olduğunu anlayamadığımız kavramlarla yaşadığımız bir evrende olsak da dünyanın yaşanılabilir hisettirmesi için zamanımızı inişli çıkışlı bir ilerlemeyle doldurma düşüncesine ulaşırız… Öz sözde belirtildiği üzere sanıldığı gibi ütopya ve distopya karşıt anlamlı değildir. İkisi de var olmayan bir
Duygu ve Düşünce
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,489 okunma
Puan vermedi
Thomas More, yargıçlığı boyunca dürüstlüğü ve haktanırlığıyla sivrilen ve Sokrates gibi bir anlamda bu yüzden ölüme mahkum edilen bir 16. yüzyıl yazarıdır. Ütopya'da ise More, çizdiği "yeryüzü cenneti" ile bugün de kaynak gösterilen bir "toplumsal mutluluk" örneği sunmaktadır.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma