Onları bir arada tutan raptiyenin Hamnet olduğunu nasıl bilebilirlerdi? Onun yokluğunda yere düşüp kırılan bir bardak gibi paramparça olarak dağılacaklarını?
Can sıkıcı, işe yaramaz, sevilmeyi hak etmeyen biri olduğunu; evlenmek istiyorsa kendini bütünüyle değiştirmek, bastırmak zorunda olduğunu hissederek büyüyor. Aynı zamanda insanın olmak zorunda olduğu kişi olabildiği için değil, olduğu gibi, koşulsuz şartsız sevilmesinin nasıl bir şey olduğunu hatırlayarak büyüyor..
Bazı kitaplar olay anlatır, bazıları insanın zihninin içinde dolaşır. Satranç ikinci grupta.
İncecik olmasına rağmen insanın üstüne ağırlık gibi çöküyor. Sayfalar ilerledikçe mesele satranç olmaktan çıkıp yalnızlık, takıntı ve insan zihninin sınırları hâline geliyor.
En etkileyici tarafı ise gerilimi bağırmadan hissettirmesi. Sessiz, soğuk ama rahatsız edici bir atmosferi var. Bitirdiğimde birkaç dakika kitabın kapağına bakıp kaldım. Öylece kalakalmam "ee, bu kadar mı yani?" Diyerek bitirdiğim içindi. Zweig gerçekten insan psikolojisini kelimelerle ince ince işliyor ve ben bunu çok seviyorum. Kısacık bir kitapla bu kadar yoğun his bırakabilmek büyük şey.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,4bin okunma