Ahlaki olarak doğru,ya da iyi ifadelerinin anlamı ya da işlevi nedir? Etik yargılar ve değer yargıları nasıl oluşturulur? Tam olarak doğrulanabilirler mi? Ahlakın doğası nedir? Ahlaki ve ahlaki olmayan arasında fark nedir? Bütün bu sorular, etiğe ait kavramların anlam bilimsel bir analizini yapmaya imkân veren sorulardır.
Tanrı'yı ya da doğaüstü bir gücü ahlakın kaynağında gören ahlak anlayışları, aynı zamanda dinlere ait ahlak anlayışlarıdır. Bu anlayışlara göre iyi ve kötünün ne olduğu,bunlara ait bilgi ve gündelik hayatta nasıl davranılması gerektiği Tanrı tarafından bildirilmiştir. Böyle bir durumda insanın kendisinin bir ahlak ve değerler sistemi oluşturması beklenmez ve dini yaşayış ile ahlaki yaşayış arasında fazlaca bir fark kalmaz
Değer nedir? Değerler bilimsel olarak incelenebilir mi? Yoksa onlar öznel bir yakıştırmadan mı ibarettir? Yani biz bir şeyi iyi olduğu için mi tercih ederiz yoksa o,biz tercih ettiğimiz için mi iyidir?
Doğuştan bilgi, insan zihninde gizli olarak vardır,ama onun bilince çıkması için bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir. Locke'a göre böyle bir kıstas doğuştan bilginin kıstası olamaz, zira her türlü bilgi ancak bilince ulaştığında bilindiği için o zaman bütün bilgiler doğuştan olmuş olur. İnsanlar elbette ki doğuştan yahut doğal olarak bazı zihinsel yetilere örneğin düşünme ve akletme yetisine sahiptir,ama bu, bizim doğuştan bilgiye sahip olduğumuz anlamına gelmez.
Öte yandan, doğuştan ahlaki kavramlar ve ilkelerde ise durum daha da karmaşıklaşır.