Nesnenin bilincine daha çok vardıkça özneninkine giderek daha az varırız. Diğer yandan bu durum,bilinci ne kadar çok meşgul ederse dışsal dünyaya yönelik algılarımız da o kadar zayıflar ve mükemmellikten uzaklaşır.
Birey,kökenini türden alır,zaman ise sonsuzluktan ve tıpkı her bireyin sadece türünün kendi içindeki özüne sahip olduğu müddetçe bir birey olabilmesi gibi zaman içindeki sürekliliğe de sadece sonsuzlukla eşzamanlı olarak var olabildiği taktirde sahip olabilecektir. ...
Bir şeyin koşullu iyi olması demek onun iyiliğinin başka bir şeyden kaynaklanıyor olmasıdır. Kant'a göre iyi istencin ontolojik temeli olan pratik aklın esas fonksiyonu, mutluluğu gerçekleştirmek değil insanın ahlaklı bir varlık olarak yaşamasını sağlamaktır. Eğer pratik akıl, mutluluğun bir aracı olsaydı,o zaman bunun iyi bir araç olmadığı ortadadır,zira hayvanlarda bu işi güdüler daha iyi yapmaktadır.