Kapkaranlıktı bittiğinde kitap ki ben çok severim ruhumun aydınlığını, mozart eşlikçisi olmasa dayanılırmıydı.
Mathilda annesini kaybettiğinde henüz yeni doğmuş, babası kabullenememiş bu zamansız ayrılığı ve kundaktaki bebeğini ruhu aralık gecesi kadar soğuk ablasına bırakıp gitmiş. Sanırım yoktu onlarda bizdeki gibi 'Babana bile güvenme' diye bir özlü söz, olsaydı babası döndüğünde bu denli vazgeçmezdi hayattan ya da belki de çoktan vazgeçmişti de babasının dönüşüne denk gelmişti ortaya çıkışı. Aslında genetik aktarımlı bir ruh hastalığı onların ki, ne sevmeyi becerebiliyorlar ne vazgeçmeyi...
Arka kapağa göre Shelley'in babası bu kitabı uğursuz bulmuş ve basmak istememiş asıl uğursuzluk Frankenstein değilmiş gibi, kitabı tamamladığında Shelley kısa bir süre sonra eşini kaybetmiş ve o da inanmış bu uğursuzluğa bu yüzden kitap Shelley öldükten çok sonra basılmış, bense bu insanların her şeyi abarttığına inanıyorum tıpkı Genç Weither gibi... Keyifsiz okumalar dilerim.