(...)
Ben o toz içindeki yurtluktan içeri girdiğimde
nereye baktıysam bir sürü taç gördüm,
ne yana döndüysem duyduğum konuşan taçlı başlardı,
başlar ki yeryüzünün efendileriydi bir zaman.
Tanrı Anu ile Enlil'e kızarmış et yetiştirir, pişmiş ekmek, serin su taşırlardı hep.
İçerisine girdiğim o toz içindeki yurtlukta büyük rahipler, soylular oturuyordu.
yüce arıtmacılar, yalvaçlar oturuyordu.