°Hâlâ kendimi yola getirmekle uğraşıyorum.
°Yaşamayı nasıl özledim bilsen!
°Uzayıp giden yalnızlığına, insandan kaçışına, yersiz ve yurtsuzluğuna.
°youtu.be/a0ttkRvmky4?si=...
Sanırım en zor şey, evlerini terk edenler için hayatın burada ve şimdi olduğunu kabul etmek. Çünkü evinizi özlediğinizde, özlediğiniz şey bir yer değil aslında geçmişteki bir zaman.
Bir gün bizim hak sevgisiyle atıldığımız merhamet cihadı elbette Hakk'ın lütfuna mazhar olacak, şimdi acımasını bilmeyen vicdanlar kendi sefaletlerine acıyacaklar. Allah'a götüren dava yolunda yürürken sabretmek gibi bir cevheri cihat tarihi kaydetmemiş olsa gerektir. Daha çok söyleyeceğiz. Dosta da düşmana da çevrileceğiz. İmansıza da, Yahudi ve masona alet olan yedi defa hacca gitmiş müslümana da çevrileceğiz. Ruhlara da bedenlere de akıbetlerini hatırlatacağız. Bir gün mutlaka muvaffak olacağımıza, muvaffakiyetin de ruhları ve kalpleri fethetmek demek olduğuna inanıyoruz. Yirminci asrın çölünde yolunu şaşırmış, yeise düşmüş kafileleri nerede ve kimin olursa olsun kurtaracağımıza inanmayanlar bizden değildir; zira 'Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir!'
Füsun'la aramızda bir bağ vardı. Hareketlerimiz birbiriyle konuşuyordu. Adımlarımız birbirine uyuyordu. Yan yana duruşumuz, yere düşen gölgelerimiz, birbirine sürten omuzlarımız eksik cümleleri tamamlıyordu. Onu aramıyordum ama bulmuştum. Beni aramıyordu ama bulmuştu. Bunun üzerine hiç konuşmadık ama anlıyorduk.