Uzel

Uzel
126 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Sunuş * Dünyada kişi başına düşen gıda tüketiminin en yüksek olduğu ABD'de insanlar zayıflama rejimleri ve reçeteleri için yılda 35 milyar dolar harcıyorlar. Böyle bir düzende yanlış bir şeyler olmadığını kim iddia edebilir? Kuşkusuz çözümü bir Ortaçağ düzenine dönüşte aramayacağız. Günümüzün teknolojisinden yararlanarak ve doğru politikalarla nüfus artış hızını düşürerek bir miktar düzelme sağlayabiliriz. –Hayrettin Karaca Teşekkür * Korkarım, Amerikan halkı olarak bizler artık birbirimize en fazla satış taktikleri, ulusal markalar ve yetkili satıcılardan oluşan bir ticari kültürle bağlıyız. Alışveriş merkezleri, toplumsal hayatımızın da merkezleri haline geldi ve tüketim, hem kendimizi tanımlamanın en önemli yolu, hem de başlıca eğlence kaynağımız oldu. Elbette bu eğilim yalnızca Amerika'ya özgü değil. Avrupalılar ve Japonlar, kendini kurtarmak için mallarını feda eden halkımızın rehberliğini, hayatlarının örgütsel ilkesi olarak özel tüketimden yana izliyorlar ve yoksul ülkelerin zengin vatandaşları bizim tüketim yöntemlerimizi ellerinden geldiğince taklit ediyorlar. Önsöz * Dünyanın beşte birlik en zengin bölümünün, daha fazla şeye sahip olmanın daha iyi olduğuna ilişkin yaygın görüşe meydan okumak adına kendi yaşam tarzlarını sorgulaması gerekir. Son 40 yıldır daha fazla eşya satın almak ve daha fazla "şey" elde etmek, endüstriye dayalı olan Batılı ülkelerde insanların başlıca amacı olmuştur. Aynı zamanda, dünyanın en yoksul olan beşte birlik bölümü için de başka bir amaç söz konusudur; bir sonraki günü kurtarmak, bir parça yiyecek, yakıt olarak kullanmak üzere biraz odun, çocukları için barınak ve giyecek bulmak. Dünyanın beşte ikisinin -yaklaşık 2,2 milyar kişinin- bu çok farklı amaçlar için çalışmasının dünyaya zarar verdiği ve işlerimizi her zamanki gibi
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tarihsel Özet * Darwin’den önce de evrimle ilgili geliştirilmiş düşünceler vardı; ancak evrimin işleyiş mekanizmasını ortaya koyan ve bunu kanıtlarla destekleyen ilk kişi o oldu. (s.23) * Darwinizm ortaya çıktığı dönemden bu yana, kimilerini kendi katı gerçekliklerinin bir dayanağı olarak kullanılmış ve bu nedenle saygınlığı yara almıştır. O, politik amaçlar için kötüye kullanılmış ilk bilim değildi (muhtemelen son da olmayacak) Piskopos Berkeley, sosyolojiyi fiziğin bir dalı olarak ele almıştı. 1713 yılında –Newton’un Principia’sından kısa bir süre sonra- Newton’un evren modeline paralel bir toplum modeli ileri sürdü. Bu modele göre toplum, kütleçekime benzer bir Ahlaki Kuvvet Yasası tarafından yönetiliyordu ve “insanların ruhlarını ve akıllarını etkileyen bir ilke” onları “aileye, arkadaşlığa ve çeşitli toplumsal ilişkilere” doğru yönlendiriyordu. Uygarlık, gezegenler örneğindeki gibi, uzak nesneleri yakında bulunanlardan daha az çekiyordu. İnsanlar eğer dünyanın çekim kuvvetinin hakimiyeti altındalarsa (bir tepeyi aşmak bunun böyle olduğunu gösterir), toplumsal ilişkilerde aynı durum neden geçerli olmasındı? (…) Başka kimi düşünürler ise William Harvey’den (kan dolaşım sistemini açıklamıştır) ilham alarak, politik otonomi olarak adlandırdıkları bir sistem modeli yeğlemişlerdi. Birisi güçlü diğeri zayıf iki yasama meclisine gereksinim vardı, çünkü kalbin değişik boyutları olan iki karıncığı bulunuyordu. Bugün, güneş sistemini ya da kalbin yapısını model alan politik veya toplumsal model önerilerine kahkahayla gülüneceği açıktır. (…) Darwin, teorisinin bilimsel gelişme tarihindeki öneminin farkındaydı ama tezlerinin, toplumsal ilişkileri açıklamak amacıyla kaba bir biçimde kullanılmasına karşıydı. (s. 29-31) Giriş * DNA, balinalarla diğer memeliler arasındaki
5/10
·288 syf.·
2019 5. kitabı
Kitabın adı anatomi olsa da, daha çok fizyoloji ve biyokimya konulu bilgiler içeriyor. 176. sayfa ile 177. sayfanın arasına, numarasız olarak kuşe kağıda basılmış birkaç sayfa biçiminde çizimler eklenmiş; onun dışında sırf metin ki büyük ölçüde tanım bazlı gidiyor. Dolayısıyla baştan sona okumak, herkesin tercih edeceği bir şey olmayacaktır. Başvuru kitabı olarak kitaplığında bulunmasını isteyenler olabilir. Fakat bence bu kitaptan en fazla yarar sağlayacak kişiler, fizyoloji ve biyokimya dersi alıp, sınav öncesi genel tekrar yapmak isteyen öğrencilerdir. İlk birkaç sayfayı okurken aldığım hata notları şöyle: * s.12: "Molekül birden fazla atomda oluşan bir maddenin parçasıdır" yerine "Molekül birden fazla atomdan oluşan bir madde parçacığıdır" olacak. * s.13: "negatif yüklü elektrik taşıyanlar" yerine "negatif elektrik yükü taşıyanlar" olacak. * s.13: "proton sayısı o öğenin atom numarasıdır" yerine "proton sayısı o elementin atom numarasıdır" olacak. * s.13: "atom kütlesine sağlarlar" yerine "atom kütlesi sağlarlar" olacak. *s.13: "çekirdekte de 6 nötron bulunmaktadır" yerine "çekirdekte ayrıca 6 nötron bulunmaktadır" olacak. *s.13: "dönmekten koruyan" yerine "dönmekte tutan" veya "dönmesini sağlayan" olacak. *s.14: "yörüngelerde (kabuklarda) de bulunurlar" yerine "yörüngelerde (kabuklarda) bulunurlar" olacak. *s.14: "Atomaltı parçacıkların var olmasının sebebi, insanların atomların maddenin yapıtaşları olduğunu söylerken bilim insanlarının neden çaresizlik içinde haykırdıklarıdır" şeklinde kitapta geçen cümlenin orijinali şöyle: "The fact that subatomic particles exist is why scientists cry out in despair when people say atoms are the building blocks of matter." (İnsanlar maddenin yapı taşının atom olduğunu söylediğinde bilimcilerin çaresizlikle haykırmasının
Anatomi 101Kevin Langford · Say Yayınları · 2019380 okunma
6/10
·520 syf.·
2019 4. kitabı
Yazar Jones, Darwin’in 1859’da yayımlanan “Doğal Seçilim Yoluyla Türlerin Ortaya Çıkışı” yani kısa adıyla “Türlerin Kökeni” adlı kitabının bölüm başlıklarını şablon olarak alıp, bu başlıkların altını 20.yy sonlarının bilgisiyle (kitabın yayımlanma tarihi 1999) doldurmak gibi ilginç bir yöntem kullanmış. Yazılmasının üzerinden 20 yıl geçmiş olsa da ve bu süre zarfında bir sürü yeni ilerleme olmuş olsa da, kitap yine de amatör okur için bolca değerli bilgi içeriyor. Son birkaç yılda canlıbilim konulu çok sayıda popüler bilim kitabı, hatta akademik ders kitabı ve makale okumuş biri olarak, kitapta verilen bilgilerin çoğunu zaten bildiğimden, kitabın özellikle ilk yarısında uykum geldi, dikkatim dağıldı, sıkıldım, göz gezdirmeyle sayfa atladım falan. Ama konuya yabancı olan ve bir yerlerden başlamak isteyen kişilere önerebilirim. Kitabın ikinci yarısında ben de daha ilgili şekilde okuyabileceğim bölümlerle karşılaştım. Yazar bazı yerlerde anlattığı konularla ilgili terimleri kullanmaktan kaçınmışa benziyor. Örneğin s.207’de transpozon, s.208’de intron-ekson, s.212’de yatay gen aktarımı, s.213’te içten-ortakyaşam (endo-simbiyoz), s.414’te yakınsak evrim tanımları verilebilir, bunlardan söz edilmekte olduğu eklenebilirdi. Anlatımın konuya yabancı okurun kulağına daha anlaşılır gelmesi ve gözünü korkutmaması için öyle yapmış olabilir ama bilmeyen okurların da öğrenmesi için kaçırılmış bir fırsat olarak değerlendirdim ben bu tercihi. Kitabı, Ginko Bilim’in Ağustos 2018 tarihli basımından okudum. Seçtikleri yazı tipini beğendim; arada tek-tük yazım hataları da (özellikle cümle başı harfinin küçük olması ya da “sitoplazma” yerine “stoplazma” sözcüğünün kullanılması gibi) gözüme çarptı. Kitabın İngiltere’de yayımlanan asıl orijinali değil ama ABD’de yayımlanan yine İngilizce
Neredeyse Bir BalinaSteve Jones · Ginko Bilim · 2018115 okunma
7/10
·406 syf.·
2019 3. kitabı
Yaşamını kedilerle paylaşan herkesin ilgiyle okuyacağına kuşku yok. Kedilerin anatomik ve fizyolojik yapıları, insanlara benzeyen ve benzemeyen yanları özlü bir şekilde aktarılmış. Kedilerin bazı davranışlarının altında yatan duygu ve düşüncelere ilişkin yazarın bazı tahminlerine katılmamakla birlikte, okumaya değer bulduğum ve önerebileceğim bir kitap. Kitap aynı zamanda insanlık tarihini de bir açıdan özetliyor. Bereketli Hilâl’de avcı-toplayıcılıktan yerleşik düzene geçişin yaşandığı Tarım Devrimi’nden başlayarak, önce tahıl depolarını farelerin keşfedişi, ardından da fare bolluğunu kedilerin keşfedişiyle beraber, insanlar ile kediler arasında başlayan yakınlığın tarihsel ilerleyişi hakkında değerli bilgiler ediniyorsunuz. Kitabı dilimize kazandırdıkları için yayınevi, çevirmen ve diğer tüm emekçilere teşekkür ediyor ve sonraki basımlar için sıkı bir gözden geçirme yapılması gerektiğini ekliyorum. Gerçekten aşırı miktarda yazım hatası var (kedi yerine kendi, türlü yerine tüylü, beni yerine benim, iskorbüt yerine iskorpit gibi). Türkçe basımın başında (ithaf sayfasından hemen önce) kitabın orijinal adının "kedi davranışlarını inceleyen yeni bir bilim dalı olduğu” yazılmış fakat ben böyle bir kullanıma rastlayamadım. Kitabın orijinalinin kapağında, başlığın hemen altındaki açıklama yazısından esinlenilerek böyle bir not düşülmüş olabilir ama açıklama yazısındaki “the new feline science” ifadesi kitabın adına işaret ediyor gibi görünmüyor. Birkaç öneri: Kitabın adını "kedi algısı" olarak Türkçeleştirmek düşünülebilir; bazen “bilim adamı” bazen “bilim insanı” karşılığı yerine her yerde “bilimci” kullanılabilir; “kara sıçan” için ilerleyen sayfalarda kullanılan “siyah sıçan” düzeltilebilir; kitabın bütününde vahşi yerine yabani sözcüğü yeğlenebilir (yer yer bu karşılık
Kedi HissiJohn Bradshaw · Kalkedon Yayınları · 201727 okunma