Öncelikle arka kapak metnini aktarayım: "Yirminci yüzyılın önemli evrimsel biyologlarından ve modern sentezin öncülerinden biri olan Ernst Mayr, Biyoloji Budur ile biyolojinin bir bütün olarak önemini ve zenginliğini gözler önüne seriyor. Yaşam bilimlerini incelemenin yanı sıra bilime adanmış olağanüstü bir yaşamın birikimini de aktaran yazar, okuyucuya ve biyologlara kendi özel araştırma alanlarında geniş bir bakış açısı kazanabilmeleri için kavramsal bir çerçeve sunuyor. Kitapta bir yandan biyoloji tarihi ve felsefesi ayrıntılı bir şekilde ele alınırken bir yandan da biyolojinin bilim içindeki yeri tartışılıyor, insanın canlılar dünyasındaki yerini ve doğanın geri kalanına karşı sorumluluğunu daha iyi anlaması amaçlanıyor."
Evet, kitabın odağında, bir bilim dalı olarak biyolojinin özellikleri, felsefeciler tarafından nasıl görüldüğü, hakkındaki düşüncelerin zaman içinde nasıl değişimler geçirdiği var. Bunlar anlatılırken, ister istemez biyoloji alanındaki bilimsel gelişmelere de hafifçe değiniliyor ama asıl odak, bilim tarihi ve felsefesi içinde biyolojinin yeri denebilir. O nedenle bu kitabı ilgiyle okuyacak kişiler büyük olasılıkla ya genel olarak bilim felsefesi ile ilgilenenler ya da özel olarak biyoloji bilimiyle ilgilenenler olur diye tahmin ediyorum. Yazar, biyoloji biliminin tarihsel gelişimini, bir bilim dalı olarak kabul edilip edilmeyeceğinin bile tartışıldığı zamanlardan günümüze uzanarak, akıcı bir dille ve doyurucu bir biçimde aktarıyor. Ancak çoğu popüler bilim tarihi kitabında kişilere ve olaylara odaklanılarak yapılan roman tadında bir yaklaşım yerine, bu kitapta bilimsel ve felsefi kavramlara daha fazla değiniliyor; örneğin kamplaşmaların olduğu tarihsel dönemler anlatılırken, tarafların bilimsel düşünüş biçimleri ayrıntılı biçimde verildiğinden,