7.bölüm
* Hemiptera (yarım kanatlılar) grubunun üyelerinin büyük bölümü, hayatını bitkilerin özsuyunu emerek geçirir; onlar sadece bu şekilde beslenen tek hayvan grubudur. Kelebekler ve sinekkuşları da ara sıra bir yudum özsuyu emebilir ama sadece yarım kanatlılar bu işte uzmanlaşmıştır. Bu yaşam tarzını simbiyotik bakterilere borçlular. (...) Buchnera, yaprak bitlerinin besinlerini parçalamaz, takviye eder. (...) Floem özsuyu, [...] hayvanların yaşamak için ihtiyaç duyduğu on elzem amino asit de dahil, bazı besinleri ne yazık ki içermez. (...) Araştırmacılar, yaprakbitlerine Buchnera'yı öldüren antibiyotikler verdikleri zaman, böceklerin hayatt kalmak için yapay amino asit takviyesine ihtiyaç duyduğunu buldular. (...) Yarımkanatlılar hayvandır ve bütün hayvanlar başka şeyleri yiyen tekhücreli yırtıcılardan evrilmiştir. Gıdalar onlara gereksinim duydukları pek çok besini sağladığı için o besinleri yapmalarını sağlayan genleri kaybetmişlerdir. Yaprakbitleri, pangolinler, insanlar ve diğerleri, yani hepimiz onların mirasını taşıyoruz. Hiçbirimiz bu on elzem amino asidi yapamıyoruz ve ancak yiyerek açığı kapatıyoruz. Floem özsuyu gibi özelleşmiş ve fakir bir diyetle beslenmek istediğimizde yardıma ihtiyaç duyuyoruz.
Burada devreye bakteriler giriyor. Bakteriler, yarımkanatlıların tüm hayvanlar âlemini kısıtlayan sınırlamayı aşmasını ve pek az hayvanın faydalanabileceği bir gıdayla beslenebilmesini tekrar tekrar sağlamıştır. (...) Bakteriler ve diğer mikroplar, hayvanların hayvan olmanın ötesine geçip, başka türlü erişemeyecekleri ekolojik kuytu köşelere girebilmelerini, tahammül edilemeyecek yaşam tarzlarını benimseyebilmelerini, midelerinin kaldıramayacağı şeyleri yiyebilmelerini, temel doğal özellikleriyle çatışan başarılar kazanmalarını sağlamıştır. Karşılıklı