Zararlı hiçbir şeyi, bana bir zararı olmasa da, bağışlamak zorunda değilim. Yeryüzünde yalnız değilim. Bugün ben kendime yapılanları bağışlarsam, gücünü benim üzerimde deneyen canavar yarın gider bir başkasının derisini yüzer. Dolayısıyla, her insana ayrı gözle bakmam, yüreğimi kararlı tutmam gerekir.
Oysa yalnızca sevmek istersin, peki ama nasıl mümkün olacak bu? Senin üzerine gelen vahşi bir hayvansa, canlı bir ruhun olduğunu kabullenmiyorsa, yüzüne tekme atıyorsa, nasıl bağışlayacaksın insanı? Bağışlamak olanaksızdır.
Binlerce insan sizden daha iyi yaşayabilecekken, hayvanlar gibi yaşıyor, üstelik, 'Ne güzel bir hayatımız var,' diyerek övünüyorlar. Bugün çalıştı, karnını doyurdu insan, yarın da çalışacak, yine doyuracak karnını; hayatı boyunca çalışıyor, yiyor; güzel olan nedir bunda? Bu arada çocukları oluyor, önceleri eğleniyor onlarla, ama onlar da yemeye başlayınca kızıyor onlara. 'Büyüyün artık, çalışmaya başlayın.' Ve çocuklarını ev hayvanlarına çevirmek istiyorlar; bunun üzerine onlar da çalışmaya, kendi karınlarını doyurmaya başlıyorlar, aynı tekdüze hayat her zaman olduğu gibi, yeniden başlıyor. İnsan mantığını bağlayan zincirleri koparanlardır yalnızca gerçek insan.