Efe

İnşaat Mühendisliği
İzmir
132 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Jack London...Daha ne denebilirki?
8/10
·112 syf.··
2020 36. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 22:39
Beyaz dişle başlayan Jack London serüvenime bu eserle devam etmek istedim. Beyaz diş türevi film tadında bir yolculuktu benim için. Jack London çok farklı tarzda bir yazar. Öyle bir tarz ki insana o an nerede olduğunu unutturuyor, öyle bir tarz ki rüyadaymışsınız gibi gözlerinizin önüne sinevizyon yansıtıyor. Çevirinin mükemmelliğine zaten söylenecek laf bulamıyorum ama o kalemden çıkan o cümleler o doğa tasvirleri, o somutlamalı tamlamaları, o özgür ruhu temsil eden taşkın yükselişler,o akıcılık, o kelimelerin dansı...
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Efe

, bir kitap okudu
8/10
·112 syf.··
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 22:39
·
2020 36. kitabı
Jack London
7.9/10 · 43,3bin okunma
Objektif bakış açısı ile diyebilirimki
7/10
·160 syf.··
2020 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2020 22:17
Hiçbir önyargı beslemeden başlayıp sonunu getirdim.Goethe'nin okuduğum ilk kitabıdır kendisi. Burada kimseyi kandırmaya, gereksiz yere yüceltmeye ya da aşağilamaya gerek yok. Dolaysız, kısa ve öz söyleyeceğim izlenimlerimi. Bu edebi ölçüyü somutlaştırabilmem için "vites" kavramını ortaya atmam gerekiyor sanırım. Eğerki 6 viteslik bir ölçü düşünürsek 3. Vites için ortalama değer kavramıyla bağdaştırabiliriz. Kitabın başında resmen 4. vites ile yola çıkaran yazarın beklentiyi yükselttiğinin farkında olduğunu pek düşünmüyorum. Tam beklenti oluştuktan sonra bu his kendisini gereksiz uzunluktaki gereksiz ayrıntılara bırakıyor. Kabul etmek lazım altını çizdiğim derin cümleleri oldu lâkin gereksiz cümleler bir kademe ağır basıyor sanki. Bunun da sebebinin yazarın edebi kaygı içerisinde olmasına dayandırmaktayım. Bunun dışında bir dikkatimi çeken özelliği de kitabın başı ve sonu yoğun olmasına karşın gelişme kısmının bir o kadar boş olması. Bu kadar uzun anlatımlara rağmen betimleme namına aradığınızı bulamıyorsunuz sanki. Lotte ile werther'ın dans ettikleri kısım dışında olaylar aklınızda berraklaşmadan bir adım geride süregeliyor gibi.Uzun ve gereksiz ayrıntılarla fazla haşır neşir oluyorsunuz. Hâl böyle olunca da sonuç kısmındaki yoğunluğun etkisini olması gerektiği gibi hissedemediğimiz kanısındayım. Tüm bunlara rağmen 1700 lü yıllardan bahsediyoruz. O zamanın edebiyatının örneklerinden bahsediyoruz. Abartmamak da gerekiyor.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Can Yayınları · 2018150,2bin okunma