En çok da annesine üzülüyorum sen o kadar çalış didin evlen çocuk yap sonuç NİLSU
Fotoğraflara bakıp bakıp. Gitmeden özlemeye başlayıp, gidince özlicem diye düşünüp şimdiden üzülüyorum. Ruh hastasımıyım acaba ?
Reklam
Neyse, sanırım bu gidişle ikinci ülkem olan Kanada’ya odaklanacağım. Ama bir gol atın artık; gerçekten atabilirseniz bir yerime kına yakacağım. Hayal kırıklığısınız. Kendi ülkem adına üzülüyorum. Ne ara böyle ruhsuz bir topluluk olduk? Sürekli diş gösteriyoruz, hava atıyoruz ve kendimizi bir şey sanıyoruz.
İhtimallerin heyecanına üzülüyorum.
Alıntı
İnsanlar için durum o kadar vahim durumda hoş içlerinde olmasa da
Yalanlarla, sahteliklerle, kandırmacalarla yaşarken nasıl doğru, gerçek ve şeffaf olacaklarını ya da olduklarını sanıyorlar, merak ediyorum doğrusu. Yaşamınız onların üzerine kuruluysa siz de onlarsınız ki: Olmayan rahatsız duyup kendisini ya da çevresini değiştiriyor çünkü. Uyum sağlaması söz konusu değil: Bir şeyin ucundan tutar ve arada dolaşır. Çoğunluğu baz almak yerine gerçeği ya da doğruyu baz almanız gerekirdi. O yüzden anlaşamıyoruz: Bile isteye anlaşamıyorum. Onlar için sarf edeceğim efor varsa o da hiç bulaşmamaları için olmalı. (: Değişken ruh halinde ve sürekli yenilik- gelişim gösterme sağlarken kendimden dahi bazen sıkılırken sizin ilgimi çekmeniz ne kadar mümkün? Neredeyse herkeste el, kol, beyin, kafa, ayak var. Ama bakınca neredeyse herkesler. Ne konuşacağız, ne yapacağız? Ben sadece oturma sağlandığı için hoşlanmıyorum. Bazen konu açınca da satırdan taşan çizgi muamelesi görüyor hop yine aynı ve saçma konulara giriyorlar. Tavırları bile aynı. Tipleri farklı ama o fark da etkisiz. Yine aynı: Anlamsız ve boş geliyor. Çoğunun yüzü de yok aslında. Duvara baksam en azından onun rengi ya da malzemesi hakkında bir fikir sahibi olabilirdim. Ama insanlara bakınca o da yok. İnsan görüyorum ama insan da insan göremiyorum. Dünyada bitkiler, hayvanlar, kitaplar, şarkılar, filmler... ile sadece ben kalmışım gibi hissediyorum. Hayatı böyle yaşıyorum. İnsanlarla olan kısımlarda önemsiz ve aceleci davranıyorum. Çocukları görüyorum ama bazılarında ışık yok ya da ruhu yetişkin olmuş. Neşeden uzak. Anlıyorum ki acıyla ya da üzüntü ile erken tanışıp olgunlaşmak zorunda kalmış. Onların içini görüyorum: yüzleri olmasa da, göremesem de. Bu bir yandan korkunç ama öbür yandan güzel. Eksisini bırakıp artılarını çoğaltmaya çalışıyorum. Çünkü toplamada sıfır etkisiz olsa üstüne
Hayata Dair
a love letter to sarah jio <3
Sarah Jio 'yu çok seviyorum. kitapları genelde birbirine benzer ve aynı tarz olsa da her seferinde kendini okutmayı başarıyor ve asla sıkılmıyorum. karakterlerine genelde kızıyorum ve davranışlarına, hareketlerine, kararlarına anlam veremiyorum ama bi yandan da anlıyorum gibi onları (biraz) ama benim kitapların ennn sevdiğim yanı karakterlerinin her seferinde yeniden başlamak için bi motivasyon/başlangıç noktası bulması. şimdi gündüzsefasını bitirdim ve ada için hem üzülüyorum hem seviniyorum hem de onu o kadar takdir ediyorum ki.. ve sarah... anne sen bu insanları yazarken ne yaşıyorsun da her seferinde ben seni okurken ağlıyorum bilmiyorum ama teşekkürler ya. ilk defa ortaokulda okudum seni ve o günden bugüne hep bir şeyler hissetmek istediğimde elimin gittiği yazar oldun seni çok seviyorum. yeşil deniz kabuğunu aldığım günü hatırlıyorum ve almaktan nerdeyse vazgeçecektim iyi ki diyorum, iyi ki almışım ve hayatıma renkler katmışım 💌
Reklam
Reklam