Bir tebessüm bıraktı. 😊🌿
Bugün seni en çok ne düşündürdü?
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İyi geceler
İnsanları sevmeyi bıraktığımızda değil, onlardan ümit etmeyi bıraktığımızda bağ kopuyor. Zeynep Merdan
Çünkü her zaman önemli biri olmak istedim. Ancak hayatın geldiği noktada ne ben istediğimi buldum ne de hayat önüme güller serpti. Yani anlayacağınız hayat dediğiniz bu acımasız perde beni bir oraya bir buraya sürüklerken, yaptığı her bir değişimden zevk alırcasına ruhumu elimden aldı. Hepimiz onun elinde bir oyuncak olduğumuzu farkında olmadan ruhumuzu onun eline teslim ettik. Ben hayattan şikayetçiyim... Ancak şikayetimi ulaştırabileceğim bir merci ne yazık ki kapalı durumda. Veya umursamaz tavrıyla insanları eliyor. Bilemiyorum ama şu bir gerçek ki ben hayatın bu vurdumduymaz tavrının nereye varacağını çözemedim. Bu çözülmemişlik içerisinde yalpalıyorken ne yapmam gerektiğini de bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki, o da; hayatın elinde sadece bir malzemeden ibaretiz. Bu sadece benim için geçerli değil, çoğunluk bundan şikayetçi. Zaten seçmediğimiz daha ne yaşamamız gerekiyor. Yılların verdiği bunalmışlıkla, daha bu genç yaşımda, istifa ediyorum deyip çıkmak geliyor içimdem. İstifa ettiğim, seçmediğim bu düzenin ta kendisidir. Azınlık mutlu mesut yaşıyorken bunca acıyı neden biz sırtlanıyoruz?.. Bu düzensizliğin amacı beni ilgilendirmiyor, hayır. Ben sadece bu düzensizliği yaşamak istemeyenlerdenim. Mümkün olsaydı, hayatı geride bırakır giderdim. Çünkü bunca yalnızlık, üzüntü ve keder hâli ruhumu çürüttü. Halbuki her şeye rağmen neşem vardı benim. Ama söndü. Çünkü hayat, bu yorucu serüvende her şeye rağmen olan neşemi de bana çok görüp elimden almak için her şeyi yaptı. Artık mutsuzum, artık konuşmak bile gelmiyor içimden. Olduğum kişiyi tanımıyorum, kim bu ben?.. Bilmiyorum.
Duygu ve Düşünce
Ne olacağını kestiremiyorum ama çok sevdiğim bir kız kardeşsin
Bugün biraz kalabalık şekilde çarşıya giderken mesajını görmüştüm. 2-3 kez okudum. Hem şaşırmıştım hem de böyle olumlu beklememiştim. Baya ay geçmişti. İkimizde zor bir dönemden geçiyorduk ve bir şey baya patlak vermişti. Konuşsak da pek ortayı bulamamıştık ki yolları ayırdık. Ama ben onunla kavga etmeyi geçtim bu raddeye gelebileceğimizi ne düşünmüş ne de ihtimal vermiştim: Kırılmıştım sonrasında anlaşılmamıştım. Yine de konuşmayı tercih ederken daha kötü olmuştu ki kopmuştuk. Ondan sonra hiç yazmadım o da yazmadı: Zaten ortada kopma olmuşsa ben hiç yazmazdım. Üzülürdüm vs. ama "Bitti." diyebiliyorsak bitmiştir. Ya da niye başlasın: Başlayacak şeye niye bitti densin? Benim o tarz durumda sonradan yazma gibi bir alışkanlığım yok. Ki kendimde de gerçekten bitirmişsem: Sebep tek başıma bana aitse özür dilemek için yazardım o da yeniden başlasın diye değil. Hata yaptığım ve anladığım, amacımın o yönde olmadığını belli etmek için. Herhangi bir olayın halledebilme süresi benim için en geç 3 gündür. O zamana kadar beklerim sonra beklemem. Bu kim olursa olsun silerim. Bazen değer verdiğin için bir şeyleri sineye çekersin ya, tam orada daha feci kırılırsın. İşte o tarz bir şey olmuştu bana. Bir de onu cidden çok sevip değer vermiştim: İlk kez bir kızla o kadar yakın bağ kurmuştum. Ve pek sosyal değilim. Normal aramalardan nefret ederken görüntülülere hiç tahammülüm olmazdı. Sevmiyordum. Ama onda aynı vakitte kendimize kahve yapmış ve görüntülü ilk buluşmayı gerçekleştirmiştik. Yabancı olduğum bir şeydi ama o buna değerdi ve hiç zorunda hissetmiyordum aksine heyecanlı ve keyifli geçmişti. Zoom' dan seçtiğimiz bir diziyi birlikte izliyorduk. İçerik ona biraz sıkıcı geldi ya da biraz yavaş ilerler gibi. O yüzden bir yerde mayışıyordu. Bu halleri komik ve tatlıydı. Beğenmediyse
Hayata Dair
Son bir senedir üzüntü stres mideme vuruyor. Bu özelliği nasıl kazandım bilmiyorum. Nasıl geçecek onu da bilmiyorum.