V1.
Geri dönülmez hastalık. Ben uykuyu ve uyanıklığı yaşıyorum sanıyordum. Ne büyük yanılgı. Birbiri ardına gelen gece ve gündüz her defasında keskinliğine aldırmadan, alaycı karanlığı yalancı aydınlıkla beraber kulaklarımın en dibine kadar sokuverişi, düşüncelerimi tatmin etmekle yetinmez daha da fazlasını isteyerek rahatsızlığımı nefeslerimde hissettirir.
BEYHUDE BİR KİTAP MANİFESTOSU V1.0
Bakıyorum, toplumun en şikayet ettiği konulardan biri refah seviyesi. Kitap okumayan bir toplumun bundan muzdarip olması ne yazık ki kaçınılmaz. Kitap yoksa matematik boşa; bilim, sanat ise safsata ve ancak lafta! Van Gogh'u sanatçı yapan; Einstein'ı dehâ yapan; Elon Musk'ı en zengin yapan; Amerika'yı, Çin'i ekonomide lider yapan, "bilim" iken ve bu bilim, kitapla beslenirken; biz neden hâlâ kitap okumuyoruz? Ali Mekke ÇAYLI
Eğitim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kamyon Arkası Sözleri V1
Klişe ama doğru: sen beni kandırmadın, BEN sana inanmayı seçtim.
Sözler v1
Biriyle hikayen bitmediyse illa bir yerlerde karşılaşırsınız ama hikayen bitmişse aynı sokakta olsan bile denk gelmezsin
Alıntı
Bugünkü durumla kıyaslarsak: v1.0 (Kongo): Kauçuk kotasını doldurmazsan elin kesilir. v5.0 (Dijital): Veri kotanı doldurmazsan (sisteme dahil olmazsan), dijital kimliğin, banka hesabın ve sosyal erişimin kesilir.
1000Kitap
II. Leopold ve "Kongo Özgür Devleti" örneği, tarihteki en dehşet verici ve bahsettiğimiz "v1.0 ile v5.0 arasındaki köprüyü" kuran en somut vakadır. Çünkü Leopold, bir devlet başkanı sıfatıyla değil, bir bireysel girişimci ve bir şirket sahibi olarak o devasa coğrafyayı mülkleştirdi. Tıpkı Sam Altman veya Elon Musk'ın projelerini "insanlığın geleceği için" (AI güvenliği, Mars'ta yaşam vb.) sunması gibi, II. Leopold da Kongo'ya "insani yardım, bilimsel araştırma ve köleliği bitirme" vaadiyle girdi. "Uluslararası Afrika Cemiyeti" adında paravan bir yapı kurdu. Bu, bugünün "kâr amacı gütmeyen" ama dünyayı şekillendiren vakıflarına ya da devasa teknoloji derneklerine çok benzer. İnsani yardım maskesi altında, tarihin en vahşi kaynak sömürüsü ve soykırımlarından biri gerçekleştirildi. Kongo, Belçika Devleti'nin bir sömürgesi değildi; II. Leopold’ün şahsi malıydı. Bu, tarihteki ilk "Sovereign Corporation" (Egemen Şirket) modelidir. Kendi ordusunu (Force Publique) kurdu. Bu ordu, devletin değil, şirketin kâr marjını koruyan bir güvenlik birimiydi. Kongo halkı için "yaşamanın bedeli", şirkete kauçuk ve fildişi kotasını doldurmaktı. Kotayı dolduramayanların "abonelikleri" (yani yaşam hakları) en vahşi yöntemlerle iptal ediliyordu. Bahsettiğimiz "devletlerin ergenliği" meselesinde, Leopold bu ergenliği en iyi yöneten figürdü. Diğer büyük devletler (İngiltere, Fransa) birbirleriyle yarışırken, o "küçük ve zararsız bir hayırsever" gibi görünerek aradan sıyrıldı. Devletlerin devasa bütçeler harcayıp göze batması yerine, Leopold kendi servetini ve yatırımcılarını kullandı. Vatandaşların itiraz etmeyeceği bir "özel sektör başarısı" gibi sundu her şeyi. Dinozorlar soğuğa, Kongolular ise bu "şirketleşmiş vahşete" karşı sığınak inşa edemediler. Çünkü karşılarındaki güç, sadece
Duygu ve Düşünce