Uzay Çağının Şafağından Soluk Kesen Bir Öykü
10/10
·480 syf.··
2025 6. kitabı
Yıllar süren ve büyük bir titizlikle yürütülmüş bir araştırma sonucunda ortay çıkan “uzayda”, uzaya giden ilk insanın çarpıcı öyküsünü sunuyor bizlere. 20. Yüzyıldaki askeri, siyasi ve bilimsel olaylar çerçevesinde aktarılanlar; soluk soluğa bir ideolojik yarış, amansız bir mücadele, büyük fedakârlıklar, devasa projeler, korkunç belirsizlikler, büyük riskler, kişisel çekişmeler, trajik olaylar, yenilgiler ve zaferlerle çevreleniyor. Kitap, tarihe konu olan veya bizzat tanıklık eden 29 kişi ile yapılan röportajlar, gizli veya açık Rus ve Amerikan arşivlerinden elde edilen belgeler, bilgiler, raporlar, yorumlar, teknik değerlendirmeler, toplantı kayıtları ve kişisel pusulalar yanında ilgili konulardaki geniş kaynakçası ile de göz dolduruyor. Ayrıca yazarın bizzat yaptığı gözlemler ve çok sayıda kişiden aldığı yardım, görüş ve rehberlikler de bu değerli çalışmaya katkıda bulunmuş. Başlangıçta mütevazı bir belgesel için yapılan bir çalışmayı yıllar süren ve sayısız kişinin emeğiyle meydana gelen kapsamlı bir araştırmayla dönüştüren Walker, müthiş bir gizem, heyecan, gerilim, dram, duygusallık ve coşku ile süslediği kitabını belgesel niteliğini aşan çarpıcı bir öykü haline getirerek adeta okuyucuya o günleri yaşatıyor. Kitabı ve ele aldığı olayları geniş bir özet çerçevesinde şu şekilde değerlendirebiliriz; Soğuk savaş sırasında Amerika ile Sovyetler arasındaki askeri ve siyasi dünya liderliği yarışının en somut göstergesi haline gelen uzay yarışı, Rusların uzaya gönderdiği uydular ve köpekler ile ciddi ölçüde kızışmış ve Ruslar lehine ilerlemiştir. Tepelerindeki Sovyet uydularını çaresizce izleyen Amerikalılar dehşete düşerken Sovyetlerin amacı bu üstünlüğü pekiştirecek ve tarihsel bir başarı haline getirecek bir çıkış yakalamaktır. Böylece uzaya ilk insanı kimin
1000Kitap
UzaydaStephen Walker · Kronik Kitap · 202322 okunma
Dünyayı bilmek isteyen, onu önce kurmak zorundadır, hem de kendi içinde
Puan vermedi·72 syf.··
2024 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 00:30
Immanuel Kant her ne kadar ahlâk üzerine ön plana çıksa da ölümüne yakın olarak yazdığı daha doğrusu derlenen bu eserinde pek de öyle olmadığını modern felsefeye temel atan en önemli kişilerden birisi olduğunu görebiliriz. Ancak size tavsiyem bunu orijinal dili yorumlayarak ve çevirerek okumanızdır çünkü Kant'ın bazı kelimeleri kendince çevirmesi ya da anlam atfetmesi çok önemli olabilir. Örneğin A priori kavramı ya da "dünya kurmak" gibi önemli birkaç kavramı sadece cümle üzerinde yorumlamak değil, kelime anlamı olarak da inceleme yazmak gerekiyor "Fragmanlar" (Fragments) adlı eser diğer eserler gibi bütünlük arz etmiyor yani ana temel eserler gibi doyurucu olmayacaktır. Kant'ın evrim geçiren düşüncelerine ve felsefi gelişimine ışık tutabilir. Immanuel Kant'ın düşünsel evrimini anlama ve onun felsefi dünyasına derinlemesine bir bakış elde etme fırsatı bulabiliriz. Örneğin Descartes'in "Cogito er sum." adlı fikrini Kant'ın "Ergo" kelimesinin gereksiz olduğunu ifade ettiğini de açıkça görebiliriz Böylece Kant'a göre "Düşünüyorum öyleyse varım." yerine "Düşünüyorum varım." tümcesini işliyor. (Onun düşünce sistemine ve epistemolojik yaklaşımına dayanıyor. Kant bilgi oluşturma sürecinde düşünce ve deneyim arasındaki etkileşime vurgu yapmıştır ve ona göre sadece düşündüğümüzü fark etmek değil, aynı zamanda düşüncelerimizi deneyimle birleştirmek ve düşüncelerimizin deneyimle uyumlu olmasını sağlamak önemlidir. Bu nedenle, "Cogita, sum" ifadesi düşünceyi ve varlığı daha geniş bir bağlamda anlamaya çalışan Kant'ın epistemolojik perspektifini yansıtır.) [82, V1.4- Woher kommt mir diese Scale der Ideen? Das All der Wesen ist ein a priori der Vernunft gegebener Begriff aus dem Bewustseyn meiner selbst entspringend. Ich muß Gegenstænde meines Denkens haben und sie apprehen-
FragmanlarImmanuel Kant · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021354 okunma
Reklam
9/10
·208 syf.··
2023 1. kitabı
*Tüm iyi şairler Çiçekler Ülkesi’nin bütün iyi çiçeklerini kendi aralarında bölüşmüşlerdi. Bu nedenle Baudelaire’e kalan sadece kötülük çiçekleri oldu, bundandır ki kötülükten iyilik çıkarabilmek için yazmaya başladı. V1: Kötülüğün verdiği o yüce hazzı iliklerine kadar özümsemek için yazdığını iddia etti diğer tüm o iyi şairler. **Ve biz okuyucular da anlattığı tüm o kötülükleri kendisinden bildik… *Melankolinin ruhla bütünleştiğinde ne denli tehlikeli bir halet-i ruhiyeye insanları sürüklediğini görebilmek için bile okunması elzemdir Kötülük Çiçekleri’nin. Anlattığı tüm kötülükleri bedeninde bir yara gibi taşımıştır Baudelaire… **Fransız Şair Joe Bousquet, “Yaralarım benden öncede vardı, ben onları bedenimde taşımak için doğmuşum.” der. Hal böyle olunca Baudelaire’in de taşıdığı tüm yaralar iltihaplanmış ve kağıda dökülmüştür artık. *“...İçinde mutsuzluk olmayan bir güzellik biçimini kavrayamıyorum.” der Baudelaire, böyle bir kaynaktan beslenen birinin iyiliği övdüğü olur mu hiç? Yine de ekler, Bora’yla canlanır çünkü çiçekler… **Bana ne sendeki dirlik düzenlik? Hem güzel ol, hem de acı duy! Ekler Gözyaşı yüzüne başka güzellik, Yeşillikte bir su gibi üstelik; Borayla canlanır çünkü çiçekler. Charles Baudelaire Kötülük Çiçekleri
Şiir
Kötülük ÇiçekleriCharles Baudelaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20243,503 okunma
İlginç kitaplarda bugün
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2019 57. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2019 18:04
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kitabı gerçekten ilginç buldum. Çokta sevdim. Zaten sevdiğim için kitabı birkaç saat içinde bitirdim. İncelememe başlamadan önce okuyacaklar için bir uyarıda bulunmak istiyorum. İncelemeyi okurken dininizi, dilinizi, ırkınızı bir tarafa bırakıp okuyun. Sadece ilginç bir parça, bir hikâye okuduğunuzu varsayın. Üzerine düşünüp, düşünmemeniz size kalmış. Yazarın kitapta anlatmak istediği tam olarak şudur: Eski uygarlıkların, toplumların yaptığı bir takım tapınakların, inandıkları dinlerin, efsane olarak günümüze gelen destanların bir hayal gücü eserinden çok dayandırdığı benzer faktörler var. Nedir bunlar? Uzaylılar. Garip değil mi? Yazarın düşüncesine göre örneğin Mısır Piramitlerinin mükemmele yakın olan dizaynının, tonlarca ağırlıkta olan taş blokların yerleştirilmesinin, ölümden sonra yaşam fikrine inanıp eşyalarıyla ve hizmetkarlarıyla gömülen firavunların çıkış noktası, inanç fikri tamamen uzaydan gelmiş olan canlıların onlara öğretmiş olmasıdır. Peki yazar bu düşüncesini destekleyecek kanıtlar sunmuş mudur? Kitapta araştırılması gereken 82 tane kanıt tespit ettim. Kanıtların bir kısmını anlatmaya çalışacağım. Gerisini size araştırmanız için bırakacağım. 1) Piri Reis ve onun çizdiği harita: Piri Reis’in bu haritası 1929 yılında Topkapı Sarayı’nda tesadüfen bulundu. Harita tam değildi. 1 parçası bulunmuştu. Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren haritanın o dönemde çizilmiş olması yazara imkânsız gelmektedir. Bunun sebeplerinden bir tanesi Güney Kutbu’nun 1912 yılında Robert Falcon Scott tarafından ya da Scott’un başka bir rakibi olan Norveçli kâşif Roald Amundsen tarafından 14 Aralık 1911 yılında keşfedilmiş olmasından önce çizilebilir? Piri Reis’in haritası kıtanın buz altında kalmış sahil
Tanrıların ArabalarıErich von Daniken · Artemis Yayınları · 20254,541 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2017 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2017 09:41
Loş aydınlatılmış bir barda, Alain de Botton ve kendinize favori içkinizi söyleyip - Kama Sutra'nın gerçekliği, Natalie Portman'ın mı Scarlett Johansson'un mu güzel olduğu, biri sizi reddettiğinde haykırarak ağlamadan önce durup düşünmemiz gerekenler, partnerimizden sıkıldığımızda başkalarının saçları ve bileklerine bakmadan önce bu durumu nasıl düzeltebileceğimizle ilgili konular üzerine lezzetli bir sohbete girebileceğiniz muhteşem bir kitap.. Eğer bir gün saç ektirmeye karar verirse Alain de Botton'un fotoğrafını duvara asacağım, bu adam bir dahi dostum. cdn.newsapi.com.au/image/v1/264261...
Cinselliğe Nasıl Farklı YaklaşırızAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 2013281 okunma